(818 S. K. m. 46, 98, 355, 356, 357, 359, 360, 362) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, sahibi oldukları 34 UPA 46 ve 34 UPA 29 plaka sayılı kamyonlarına davalı Ok Kardeşler Damper, Dingil Karasör Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine damper taktırdıklarını ve fakat damperlerin tekniğine uygun olarak yapılmaması, yani ayıplı yapılmaları sonucu hidrolik arızası oluştuğunu ve (29) plaka sayılı kamyondaki yükün boşaltılması sırasında belirtilen bu arıza sebebiyle davacı F.. U..'ın yaralandığını ve tedavisi için harcamalar yaptığını, işten kalması nedeniyle zarara uğradığını, kamyonların tamiri süresince gelir kaybı olduğunu ve tamir gideri yapıldığını ileri sürerek 10.946.237.000 maddi ve 2.000.000.000 TL. manevi tazminatın, davalı sigorta şirketinin de sigorta poliçesi gereğince sorumlu olduğundan bahisle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili, 690.000.000 TL. tutarındaki zarar tutarından fazla maddi zarar ile manevi zarardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili şirket tarafından damper yapıldığını; damperi kaldırmaya yarayan piston imalatçısı olmadığını, olayın damperlerin yanlış kullanımından kaynaklandığını ve bu nedenlerle zararlı sonuçlardan ötürü sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve verilen bu hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ile davalı Ok Kardeşler Ltd. Şirketi arasında yukarıda plaka sayıları belirtilen kamyonlara damper yapılması için sözlü sözleşme yapıldığı, yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Borçlar Yasasının 355. maddesinde tanımlandığı üzere, yanlar arasındaki bu sözleşme bir "eser" sözleşmesidir. Davacılar iş sahibi, anılan davalı şirket ise yüklenicidir.
Yüklenicinin, yapımını yüklendiği eseri, iş sahibi ile yaptığı sözleşme hükümlerine, teknik kurallarına ve kendisine duyulan güvene ve öngörülen amaca uygun olarak yapması ve teslim etmesi, onun, özen borcu gereğidir (BK madde 356). Yüklenicinin özen borcunun derecesi işçinin işini yaparken göstermesi gereken özen gibidir. Özen borcu, hazırlık çalışmalarından eserin tamamlanıp teslim edilmesine kadar devam eder. Yüklenici özen borcuna aykırılık teşkil eden hareketlerinden sorumludur. Ayrıca, yüklenicinin imalini üstlendiği eserde kullandığı araç, gereç ve malzemelerin iyi türden olmaması yüzünden iş sahibine karşı sorumlu ve bu konuda satıcı gibi tazminatla yükümlü olması, iş sahibine karşı sadakat borcundan kaynaklanmaktadır (BK. madde 357/1).
Yüklenicinin, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; açık ayıplarda Borçlar Yasasının 359' cu; gizli ayıplarda aynı Yasanın 362. maddesi hükmüne uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, Borçlar Yasasının 360. maddesi hükmünde tanınan hakları, iş sahibi kullanabilir. Somut olayda, damper yapım işinin kabul edilemeyecek derecede ayıplı olmadığı anlaşılmaktadır. İş sahipleri, onarım yaptırarak giderlerini dava konusu yaptıklarına göre, damperlerdeki varlığı ileri sürülen ayıpların imalatın iş sahiplerince kabul edilmemesini gerektirecek derecede olmadığı ortaya çıkmaktadır.
Yüklenici, ayıplı imalatın teknik ve yasal sonuçlarından sorumludur. Yukarıda özetle açıklanan hukuksal çerçeve dahilinde, somut olaya dönüldüğünde; mahkemenin araştırması ve incelemesinin ve bu kapsamda alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun, hüküm vermeye yeterli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Çünkü 34 UPA 29 plaka sayılı kamyon üzerinde olayı takiben inceleme yapan eksperin düzenlediği 18.8.2000 günlü rapor ile bilirkişi raporu içerik bakımından birbirine aykırı olduğu gibi, olayla ilgili tespit tutanakları kapsamı, tanık anlatımları da bilirkişi tarafından yeterince değerlendirilmemiştir. Ayrıca, 34 UPA 46 plaka sayılı kamyon için yapılan damperle ilgili de dava olduğu halde, buna yönelik hiçbir inceleme de yapılmamıştır.
Mahkemece olayların oluşumu ile ilgili tüm tespit ve soruşturma belgelerinden eksik olanlar tamamlanmalı; sigorta ekspertiz raporuna bağlı belgeler içinde noksanlar varsa getirtilmeli; kamyonların mülkiyet durumları açığa kavuşturulmalı ve taraflarca sunulan tüm deliller toplanmalı ve daha sonra da mahkemece toplanan tüm deliller ve bu bağlamda bilgi ve belgeler, uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna, gerekirse talimat yazılarak incelettirilmeli ve öncelikle kamyonlardaki damperin ayıplı olarak imal edilip edilmediklerine; ayıplı iseler derecesine, ayıplı imalatın davacı F
'in yaralanması olayına etkisi varsa ve illiyetliyse, etkisinin gerçekleşmesi biçimine, F
'in zararlı sonuçlu olayın oluşumundaki kusur durumuna; zararlı sonuçlar, damperlerin ayıplı imalatlarından kaynaklanmış ise olay tarihi itibariyle kamyonlarda oluşan hasarların onarım giderleriyle onarım süresinin ne olduğuna ve onarım süresince kamyonların çalıştırılmaması sonucu davacıların uğradıkları gerçek ve net maddi zarar tutarlarına yönelik olarak, denetime elverişli ve bilimsel verilere dayalı bilirkişi kurulu raporu alınmalıdır.
Ayrıca, davalı Sigorta Şirketi hakkındaki dava reddedilirken; bu davalı vekilinin 11.10.2001 havale tarihli dilekçesi kapsamı gözetilmediği gibi, sigorta poliçesi koşulları ve ekspertiz raporu da dikkate alınmamış ve davanın reddi sebebi de kararda açıklanmamıştır.
34 UPA 29 plaka sayılı araca yapılan damper, fen ve teknik kurallarına aykırı ve olması gereken niteliklerden yoksun yani ayıplı olarak yapılmış ve davacı A
'ın meydana gelen olayda yaralanması bu ayıplı imalatın sonucu başka bir anlatımla uygun nedenini ayıbın oluşturduğu sabit ise ayıp sonucu ortaya çıkan zararlarının tazminini iş sahibi Borçlar Yasasının 360/2. maddesi hükmü gereğince yükleniciden isteyebileceği gibi; aynı Yasanın 98/2. maddesi uyarınca da, haksız eylemlerden doğan sorumluluğa ilişkin hükümler, kıyas yoluyla, sözleşmeye aykırı davranma hallerinde de uygulanabileceğinden; davacı A
bedensel bütünlüğünün bozulmasından doğan zararlarının, Borçlar Kanununun 46., manevi zararlarının ise koşullar gerçekleşmiş ise 49. maddesi hükümleri gereğince giderilmesini isteyebilir.
Yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan; hüküm vermeye elverişli olamayan bilirkişi raporu dayanak alınarak hüküm verilemez. Tüm bu sebeplerle mahkemece verilen hüküm usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 02.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy