(2004 S. K. m. 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş davetiye pulu olmadığından duruşma isteminin reddine karar verilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar Mehmet ve Selim diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı İbrahim Halil diğer kefil hakkında girişilen icra takibinin dayanağı olan kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığı halde G 1.İcra Müdürlüğünün 1999/4235 E. sayılı takip dosyasında borçlu olarak yer almadığından ve hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığından bu davalı yönünden husumet yokluğundan davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Davalı borçlu Mehmet Çakmak Mah. 570 Ada, 57 Parsel sayılı taşınmazdaki 47/160 hissesini 150 milyar TL. ipotekle yükümlü olarak 250 milyon TL bedelle 3.kişi Selim'e devretmiştir. Borçlu Mehmet tarafından 3.kişi Selim'e yapılan bu tasarruf iptale tabidir. Ancak dava konusu taşınmaz F A.Ş.den temliken alacaklı Mehmet tarafından açılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip nedeniyle G 3.İcra Müdürlüğünün 2001/885 Sayılı dosyasından 5.7.2001 tarihinde cebri icra yoluyla satılarak ihale 16.7.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Satışa ilişkin takip dosyası celbedilerek bedel saptanmak suretiyle taşınmaz mal elinden çıkan davalı 3.kişinin İ.İ.K.nun 283/2 maddesi uyarınca elinden çıkan malın değeri nisbetinde tazminatla sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, iptal davası sonucu davanın konusu taşınmaz ise davalı 3.kişi üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan taşınmazın haciz ve satışı istenebileceğinden tapunun iptali ile önceki malik borçlu adına tesciline karar verilmesi de kabul şekli açısından doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) bentte yazılı nedenlerle davalı Mehmet ve Selim diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı İbrahim Halil yararına, ( 3 ) bentte açıklanan nedenlerle de davalı Mehmet ve Selim yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 29.5.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
MUHALEFET ŞERHİ
Davada Selim 'e yapılan satış işleminin ( tasarrufun ) iptali istenilmiştir.
Ancak bu taşınmazın başka bir alacaklının borçludan olan ve ipoteğe bağlanan alacağı nedeniyle icra takibi sırasında satıldığı ve satış bedelinden davalı Selim'e verilecek bir miktarın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Cebri icra satışı davalı Selim'in iradesi dışında oluşan bir durumdur. Artan bir bedel de bulunmadığından artık bu davalının başkaca bir sorumluluğunun kalmaması gerekir.
Aksine oluşan çoğunluk görüşüne bu nedenle katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy