(2004 S. K. m. 105, 277, 280)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Pınar ile davalı vekili avukat Güneşgeldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, İİK.nun 277 v.d. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali isteminden kaynaklanmıştır.
Tüm dosya içeriğinden, alacaklı banka ile borçlu Sevinç arasındaki kredi ilişkisinin önce 19.6.1997 tarihinde kurulduğu S. Denizcilik A.Ş.nin borcuna karşılık 1.950.000 ABD Doları için davalı Sevinç'in kefil olduğu, bundan sonra da 23.7.1998 tarihinde 13.390.000 ABD Doları için S. Denizcilik A.Ş.nin borcu nedeniyle yine Sevinç'in kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı görülmektedir. Her iki sözleşmedeki borçlu şirketler ile sözleşmeleri kefil sıfatıyla imzalayanların durumlarına bakılırsa şirketler ve kefiller arasındaki organik bağın varlığı açık-seçiktir. Bütün bu anlatımlardan borçlunun da kefil sıfatıyla katıldığı genel kredi sözleşmeleri ile banka arasındaki ilişkinin 19.6.1997 tarihinden başlayarak kurulduğunu söylemek olanaklıdır. Başka bir deyişle olsa bile bu tarihten sonraki sözleşmelerle genel kredi ilişkisi yenilenmiş sayılır. Görülüyor ki, davalı Sevinç alacaklı bankaya kefil sıfatıyla borçlandıktan sonra 28.5.1998 tarihinde tescil edilen vakfa iptali dava konusu edilen Bş, B Mah., 66 parseldeki 5 numaralı daire ile B mahallesindeki 1 nolu parselde kayıtlı ahşap yalıyı devretmiş, ancak vakıf senedine göre bu taşınmazların intifa haklarını önce üzerinde bırakmış, daha sonra 8.12.2000 tarihinde tescil tarihinden geçerli olarak intifa haklarını da vakfa devretmiş, yine incelenen vakıf senedine göre de vakfın tüm mal varlığı bu iki taşınmaz mal ile 100 milyon TL. nakitten ibarettir.
Olayların sıralanan akışı ve dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, Sevinç davacı bankaya kefil sıfatıyla kredi borçlusu iken iyi niyetli bir şahıstan ve basiretli bir tacirden beklenilmeyecek iş ve işlemlerle mevcudunu eksiltmek maksadıyla kurucusu olduğu vakfa devir yapıp muvaazalı tasarruflarda bulunduğu bu tasarrufların da İİK.nun 280. maddesince iptale tabi olduğu anlaşılmaktadır. Mevcut haciz tutanakları da İİK.nun 105. maddesinin aradığı anlamda geçici aciz belgesi niteliğinde olduğundan davanın dinlenebilme koşulu da uyuşmazlıkta gerçekleşmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece, davanın kabulü yerine orta yerde iptale tabi açık muvazaalı işlemler varken olayın değerlendirilmesinde hataya düşülerek davanın yazılı şekilde reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda izah edilen nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 19.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy