(1086 S. K. m. 381, 388, 389) (3194 S. K. m. 21, 26, 42) (818 S. K. m. 413) (2709 S. K. m. 141)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş, davalı Aliye Ayten Gençsoy vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı k.davalı A.Rıza Adatepe ile davalı k.davacı A.Ayten Gençsoy vekili avukat Erdoğan Adalı geldiler. Davalı k.davacı Ayla Kaynak vekili gelmedi. Davalı Ayla Kaynak vekilinin temyiz dilekçesi süresi dışında, davacı ve davalı Aliye Ayten Gençsoy vekilinin temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada, davacı Ali Rıza Adatepe, davalılardan Aliye Ayten Gençsoy ile Beyoğlu 5.Noterliğince doğrudan düzenlenen 16.6.1997 gün ve 32818 Y. no'lu davalı Ayla Kaynak ile de Beyoğlu 23.Noterliğince zorunlu şekil koşuluna uygun olarak düzenlenen 01.07.1999 gün ve 39202 Y.nolu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerini yaptığını ve yüklendiği edimini sözleşme koşullarına uygun olarak ifa ettiği gibi; sözleşme dışı fazla iş yaptığını ileri sürerek ( 72.917.084.000 ) TL fazla iş bedelinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İstanbul 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/27 Esas sayılı hükmü ile birleştirilen davada; davacı Aliye Ayten Gençsoy, 16.6.1997 günlü Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince yüklendiği edimini sözleşmeye uygun olarak yüklenici davalının ifa etmediği iddiasıyla ayıplı ve eksik olarak bırakılan iş bedeli olarak ( 66.900.000.000 ) TL ödetilmesini talep etmiştir. Aynı davacı, karşı davasında ve fazla ödenen 30.000 USD'nın ve 75.000 USD ceza koşulunun davalı yükleniciden alınmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı Ali Rıza Adatepe'nin davasının kısmen kabulüne ve ( 42.914.589.500 ) TL.nın davalılardan tahsiline ve ( 26.350.000.000 ) TL maddi tazminatın davacı k.davalı Ali Rıza'dan alınarak karşı davacılara verilmesine ilişkin verilen hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Hüküm, Ayla Kaynak vekilince temyiz edilmiş ise de; temyiz başvuru harcı yatırılmadığı gibi, temyiz dilekçesinin verildiği ve hükmü veren mahkemelerin temyiz defterlerine de temyiz isteminin kaydı yapılmadığından ve bu sebeplerle 25.01.1985 gün ve 1984/5-1 sayılı Y.İ.B.Kararının uygulanmasına olanak bulunmadığından, Ayla Kaynak vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Aliye Ayten Gençsoy ile Ali Rıza Adatepe'nin temyiz itirazlarına gelince; HUMK.nun 381. maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Aynı Kanunun 388/son maddesi gereğince de, hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gerekir. Mahkeme hükmünün yerine getirilmesi sırasında şüphe ve tereddütler ortaya çıkaracak şekilde açık olmayan hükümler HUMK.nun 389. maddesine aykırıdır. Ayrıca, Anayasa'nın 141. maddesine göre, mahkeme kararlarının gerçekçe içermesi zorunludur. Çünkü, taraflar ancak gerekçe sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, Yargıtay denetimi de ancak kararın gerekçe içermesi halinde mümkün olabilir. Temyize konu mahkeme hükmünde hangi maddi olayın hangi hukuksal sebeple yanları haklı yada haksız gösterdiği tartışılmamıştır. Oysa, HUMK.nun 388/3. maddesi gereği olarak, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları uyuşmazlık konusunda toplanan delilleri delillerin tartışmasını, net ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen olaylarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması gerekmektedir.
Aliye Ayten Gençsoy'un birleşen davasında, eksik ve ayıplı işler sebebiyle yükleniciden ( 66.900.000.000 ) TL istenmektedir. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda ise eksik ve ayıplı işler bedelinin ( 26.350.000.000 ) TL olduğu açıklanmıştır. Mahkeme, karşı dava hakkında kurduğu hüküm ile, bu davanın konusu olmadığı halde, karşı davalı Ali Rıza Adatepe'den bu miktarın tahsiliyle karşı davacılara verilmesine karar vermiştir. Ayrıca, Ayla Kaynak davacı ya da karşı davacı olmamasına karşın Aliye Ayten Gençsoy'un karşı davasında lehine hüküm verilmiştir. Karşı davacı sadece Aliye Ayten Gençsoy olup, bu dava hakkında ise anlaşılabilir şekilde hüküm kurulmamış ve gerekçe gösterilmeden "fazla istemin reddine" şeklinde karar verilmiştir. Bu şekildeki açık olmayan mahkeme hükümleri HUMK.nun 388 ve 389. maddelerine aykırı olmaktadır.
3194 Sayılı İmar Yasasının 21. maddesi gereğince, aynı Yasanın 26. maddesindeki istisnalar dışındaki bütün yapıların yapımı, yerel yönetimlerce verilecek izne bağlıdır. Yerel yönetimlerden izin ( ruhsat ) alınmaksızın yapılan yapılar ile ruhsata aykırı yapılan yapılar yahut bağımsız bölümler anılan Yasanın 21. maddesi gereğince "Kaçak" sayılır ve yerel yönetimlerce yıktırılması zorunludur. Kaçak yapı yapılması ise, 3194 sayılı Yasanın 42. maddesi uyarınca suç teşkil ettiğinden "ceza" yaptırımı uygulanmasını gerektirir. İmar Yasası hükümleri, kamu düzeni gereğince "emredici" hukuk kuralları olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetilir. Kaldı ki yüklenici, özen ve sadakat borcu gereği, inşaatı yanlar arasındaki sözleşme hükümlerine, imar yasası ve yönetmeliklerine ve inşaat tekniğine uygun olarak yapmakla yükümlüdür. Yapının kaçak olması durumunda, yüklenici iş bedeli; iş sahibi ise ayıplı ve eksik iş bedeli isteyemez. İmara aykırılık, tadilat projesiyle giderilebilecek derecede ise, mahkemece inşaatın yasal hale getirilmesi için önce yükleniciye süre verilmek; verilen süre içinde gereğini yapmadığı takdirde ise giderlerinden yüklenici sorumlu olmak üzere, iş sahibine yetki ve süre verilmek gerekir. Hukuksal durum bu olunca da; işin onaylı mimari projesine ve sözleşme hükümlerine uygun yapılmadığı iş sahiplerince bildirildiğine göre; sözleşme ve onaylı mimarı projenin yerinde uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla uygulaması yapılarak yapının sözleşme hükümlerine ve onaylı projesine uygun yapılıp yapılmadığının belirlenmesi; ayrıca ( 36 ) parsele kaba inşaatı yapılan onaylı mimarı projesinin bulunup bulunmadığının da araştırılması ve uygulanmasıyla belirlenecek sonuca göre, yukarda açıklanan hukuksal durumun gözetilmesi gerekmektedir. Yine yapı "Kaçak" ise kaçak yapının kullanımına bağlı ve yapıdan ayrı iş sahibince kullanılamayacak, bu bağlamda yararlanılamayacak sözleşme dışı işlerin bedelinin yüklenici tarafından istenemeyeceği de dikkate alınmalıdır.
Yanlar arasındaki ilave işlerle ilgili yapılan sözleşme hükümleri de yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde uygulanmalıdır. Bu sözleşmelerin ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin kapsamı dışında kalan ve az yukarda açıklandığı üzere bu sözleşme dışı işlerin bedelini yüklenicinin isteme hakkının varlığı saptandığı takdirde de, Borçlar Yasasının 413. ve izleyen maddeleri gereğince, bu işlerin yapıldığı tarihteki rayiç fiyatlara göre ve istek de aşılmamak koşuluyla fazla iş bedelinin belirlenmesi gerekmektedir. Eksik soruşturma ve yetersiz uygulama sonucu ve ayrıca HUMK.nun 388 ve 389. maddelerine aykırı olarak verilen hüküm bozulmalıdır.
Kabule göre de, Borçlar Yasasının 101. maddesi hükmünce yüklenicinin borçlu temerrüdünün gerçekleştiği tarihin kesin olarak saptanıp, ( 26.350.000.000 ) TL alacağa temerrüt faizi uygulanması gerekirken, ilamın infazında tereddüt yaratacak şekilde hüküm verilmesi de yanlış olup, hükmün bozulmasını gerektirir.
3- Yukarıda da açıklandığı gibi, karşı davada Aliye Ayten Gençsoy, ( 30.000 )USD. Fazla yapılan ödemenin ve ( 75.000 ) USD ceza tazminatının yükleniciden tahsilini istemiş ve fakat Anayasa'nın 141. ve HUMK.nun 388, 389. maddelerine aykırı olarak, gerekçe gösterilmeden bu karşı davacının dava konusu istemleri red olunmuştur.
Gerekçesiz ve infazında tereddüt yaratacak şekilde hüküm verilmesi, yukarda belirtilen yasa hükümlerine aykırı olduğundan ve davalar birbirinden bağımsız olduğu halde açıkça ve ayrı ayrı hüküm kurulmadığından karşı dava hakkındaki hükmünde bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte belirtilen nedenle davalı Ayla Kaynak'ın temyiz isteminin reddine, ( 2. ) bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı k.davacı Aliye Ayten Gençsoy ve davacı k.davalı Ali Rıza Adatepe yararlarına; ( 3. ) bentte belirtilen nedenle de hükmün karşı davacı Aliye Ayten Gençsoy lehine BOZULMASINA, 275 milyon TL duruşma vekillik ücretinin davacı k.davalı Ali Rıza Adatepe'den alınarak davacı k.davalı Aliye Ayten Gençsoy'a verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacı k.davalı ve davalı k.davacı Aliye Ayten Gençsoy'a geri verilmesine, 23.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy