(818 S. K. m. 126/4, 128, 362)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar Ayşe vs. vekili ile davalı M A.Ş. vekili geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya kapsamından teslimin 1994 ve en geç 1995 yıllarında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda saptanarak, mahkemece hüküm altına alınan istek kalemleri ise yapıdaki ayıp ve eksik işler nedeniyledir. Davacılar tarafından teslimden sonra 10.10.1995 tarihinde delil tespiti yaptırılmış, davacılar eksik ve ayıplı işleri en geç bu dosyaya verilen 26.10.1995 günlü bilirkişi raporuyla öğrenmiştir. Mevcut dava ise bu tarihten çok sonra 11.12.2000 tarihinde açılmıştır. BK.nın 362/son maddesi hükmünce yapılan şeydeki ayıplar sonradan meydana çıkmışsa, iş sahibinin bunlara vakıf olup yükleniciyi haberdar etmesi gerekir. Aksi takdirde eser bu ayıplar bakımından da onaylanarak kabul edilmiş sayılır. Davacıların 7.7.1999 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarı da bu sonucu değiştirmez. Dolayısıyla somut olayda, ayıplı işler bakımından iş sahibi sorumluluktan kurtulmuştur. Davacıların ayıplı işlere değinen talepleri, bu nedenle red olunmalıdır.
Davacıların eksik işlerle ilgili istemlerine yönelik mahkemenin kısmen kabulüne dair hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; yukarıdaki bendde vurgulandığı şekilde teslim 1994 ve 1995 yılı içerisinde yapılmıştır. Kural olarak davacılar zamanaşımı süresi içerisinde eksik işler bedelini isteyebilir. Buradaki zamanaşımı süresi BK.nun 126/4.maddesince 5 yıldır. Aynı Yasanın 128.maddesi uyarınca da zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihte yani, teslim tarihinde başlar. Dava 11.12.2000 tarihinde açıldığına göre olayda zamanaşımı süresi gerçekleşmiştir. Davacıların eksik işler bedeli ile ilgili istemleri de bu nedenle red olunmalıdır. Mahkemece bütün bu yönler bir yana bırakılarak, davanın yazılı biçimde kabulü doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy