(743 S. K. m. 625) (4721 S. K. m. 692)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkik davalı-k.davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Asıl davada, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin ihtarla feshedildiği ileri sürülerek yüklenici şirkete devredilen payların iptal ve tescili ile devir sonrası bu paylar üzerinde diğer davalılar lehine tesis edilen ipoteklerin fekki, karşı davada ise ihtarla yapılan feshin iptali istenmiş, mahkemece asıl davada, davacı M. A. P.'in davasının sıfat yokluğundan reddine, davacı M. P.'in davasının kabulü ile devrettiği 70/459 payın iptal ve tesciline ve bu pay üzerindeki ipoteklerin fekkine, karşı davanınise reddine karar verilmiş, hüküm davalılar ve karşı davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı arsa sahipleri davadan önce yüklenici şirkete gönderdikleri 11.6.2001 günlü ihtarnamelerinde sözleşmeyi feshettiklerini bildirmişlerdir. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin tek taraflı feshi, eğer karşı taraf kabul etmiyorsa mümkün değildir. Bu durumda fesih isteminin yerinde olup olmadığına hakim karar verir. Dava açıldıktan sonra arsa sahiplerinden davacı M. A. P. sözleşmeden doğan haklarımın devredilmesidir başlıklı 27.9.2001 günlü belge ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan bütün haklarını davalılardan M. D.'a temlik etmiş, aynı gün uhtesindeki 128/459 payı da tapudan bu davalıya devretmiştir. MK.nun eski 625, yeni 692. maddeleri uyarınca sözleşmenin feshi bütün paydaşların kabulü halinde mümkündür. Dava, her iki paydaş tarafından birlikte açılmış ise de, temlik nedeniyle sonradan arsa sahibi sıfatını kazanan davalı M. D. feshe muvafakat etmeyip davanın reddini istediğinden bu davalının muvafakatı olmadıkça sözleşmenin feshine karar verilemez. Bu açıklamalara göre mahkemece; asıl davanın tamamen reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek aksi yönde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar ve karşı davacılar yararına bozulmasına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalı-k.davacılara geri verilmesine, 13.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy