(1086 S. K. m. 74)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalılardan A. ve H vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece Türk Lirası ve Amerikan Doları cinsinden yapılan giderler için taahhüt senedinde yazılı olan bir kat ceza indirilip, %10 olarak uygulanmıştır. Söz konusu taahhüt senedi 17.12.1993 tarihlidir. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre Türk Lirası olarak yapılan giderler yönünden taahhüt senedinde yazılı ceza miktarından indirim yapılması kabul edilmemektedir. Ancak yabancı para cinsinden yapılan giderler yönünden cezadan indirim yapılabileceği kabul edilmektedir. Bu indirimin oranının takdiri mahkemeye ait olmakla birlikte yapılacak indirim oranının kabul edilebilir olması gerekir. Mahkemece yapılan %90 ceza indirimi kabul edilebilir oranın üzerindedir. Bu nedenle Türk Lirası olarak yapılan giderler için taahhüt edilen cezadan indirim yapılmaması, yabancı para cinsinden giderler yönünden yapılan indirimin de kabul edilebilir oranda olması gerekirken, her iki giderin cezasından %90 indirim yapılması doğru olmamıştır.
3-Taahhüt senedinde yapılan giderlerin yapıldıkları tarihten itibaren faizleriyle iadesi kabul edilmiştir. Davacı taraf da bu şekilde istekte bulunmuştur. Mahkemece Türk Lirası olarak yapılan giderler ve ceza için dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, Amerikan Doları olarak yapılan giderler ve ceza yönünden ise faiz karar altına alınmamıştır. Daha önce temerrüt gerçekleşmediğinden, cezalar yönünden faizin dava tarihinden başlatılması, alacak asılları için ise taahhüt senedine göre faizin harcama tarihlerinden hesaplanması, faize faiz yürütmeyecek şekilde hüküm kurulması, yabancı para için faiz hesabında Devlet Bankalarının bir yıllık mevduata uyguladıkları faiz oranının esas alınması, bu faizin dava tarihinden sonra da tahsil tarihine kadar uygulanması gerekir. Mahkemece harcama tarihlerinden itibaren asıl alacak kalemleri yönünden faizin hesaplattırılıp karar altına alınmaması ve yabancı para cinsinden harcamalara ve cezaya hiç faiz uygulanmaması da yanlış olmuştur.
4-Kabule göre de, Amerikan Doları cinsinden yapılan giderler ve uygulanan ceza toplamı 141.236.84 olduğu halde, bu miktarın 141.232.44 olarak kabul edilip karar oluşturulması da bozma nedenidir.
Kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, kararın ikinci, üçüncü ve dördüncü bentler uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.058.612.000 lira ilam harcının 108.000.000 lirası davalı H'den, bakiye 3.950.612.000 lirası ise davalı V'den alınmasına, 3.7.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy