(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davalılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı K Ltd.Şti. vekili ile davalılar Kemal vekili geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan sözleşmede arsa sahiplerine bırakılacak 4 daire dışındaki bağımsız bölümlerin yükleniciye ait olacağı kabul edilmiş ise de inşaatta fazladan yer kazanılması halinde bu bölümlerin kime verileceği hususunda bir hükme yer verilmemiştir. 17.12.1993 tarihli tadilat projesi ile bina sobalı olarak yapılacak iken kaloriferli ısıtmaya dönüştürülmesi sebebiyle ortak yerlerde kazan dairesi yerine bir depo kazanılmış olup mahkemece bu deponun yüklenici adına tesciline ve arsa sahiplerine isabet eden hisse için bedel ödetilmesine karar verilmiştir. Oysa bağımsız bölüm numarası alan bu depodan arsa sahiplerine de tapuda hisse verilmesi gerekirken bedele hükmedilmesi kat karşılığı eser sözleşmesinin amacına aykırı bulunmuştur. Diğer yandan vekalet ücreti ve masrafların davaların kabul ve red oranlarına göre hesaplanmamış olması ve vekalet ücretine KDV ilave edilmiş olması da yerinde değildir. Öte yandan arsa sahipleri lehine hükmedilen ( 22.237.779 ) TL. eksik işler bedeline faiz talep edildiği halde bu alacağa faiz yürütülmemiş olması doğru olmadığı gibi arsa sahiplerinin bağımsız bölümlerinde bilirkişilerce belirlenen diğer eksikliklerin bedeline hükmedilmemesi de doğru bulunmadığından bu nedenlerle kararın davalı karşı davacı arsa sahipleri yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı yüklenicinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmaması ve vekalet ücretine KDV ilave edilmesi tarifeye aykırı olduğundan kararın bu nedenle de davacı karşı davalı yüklenici yararına bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı ve karşı davacı arsa sahipleri, 3. bent gereğince de davacı ve karşı davalı yararına BOZULMASINA, 375.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 15.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy