(2004 S. K. m. 105, 143, 277) (YHGK. 11.02.2004 T. 2004/15-133 E. 2004/79 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı Mehmet Eğin vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaları elinde geçici (md.105) veya kat'i (md.143) aciz vesikası bulunan alacaklılar açabilir. Somut olayda, icra dosyasında yer alan haciz tutanakları İİK. nın 105. maddesinde öngörülen geçici aciz vesikası niteliğinde bulunmamaktadır. İcra Müdürü'nün düzenlediği Borç ödemeden geçici - aciz belgesi başlıklı belge de İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin icra müdürüne düzenleme yetkisi verdiği belgeler arasında sayılmadığından yok hükmündedir. Hal böyle olunca, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi yerine, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı Mehmet Eğin yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Mehmet Eğin geri verilmesine, 03.02.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Açılan tasarrufun iptali (İİK. madde 277 vd.) davasında, sayın Daire çoğunluğunca borçlunun aciz hali gerçekleşmediğinden bahisle
Oysa; davada kesin aciz belgesi alınmamış ise de, icraca yapılan mal araştırmalarından bir sonuç çıkmamış, tutulan haciz zaptından ise belirlenebilen menkul malların borcun çok çok altında kaldığı ve borcu karşılamaktan uzak olduğu anlaşılmıştır. İİK. nun 105. maddesine göre; yapılan haciz sırasında ortaya çıkan duruma göre borçlunun mal varlığı alacağı karşılamıyor ise alacaklı iptal davasını açabilecektir.
Borçlunun, taşınmaz malı, bankalarda alacağı yoktur. Aynı gün Daire'mizde yapılan incelemelerden aynı borçlu hakkında 8 adet iptal davasının açıldığı (Yargıtay 15.H.D. 2003/268-269-270-271-276-277-339-463) anlaşılmaktadır. Hakkında (bilinen) bu kadar iptal davası açılan borçlunun aciz halinin gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.
Hal böyle iken icra müdürlüğünce geçici aciz belgesi düzenlenemeyeceğinden bahisle, aciz halinin gerçekleşmediğinin benimsenmesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Kaldı ki (muvakkat aciz vesikası) deyimi İİK. nun 105/2. maddesinde ifade edilmektedir. Çoğunluğun görüşünün doğru olduğu düşünülse bile bu durumda alacaklıya aciz belgesi ibraz etmesi için uygun bir mehil verilmeli ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır. Dairemizin uygulaması bu yoldadır.
Belirtilen nedenlerle sayın çoğunluğun aksine oluşan görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy