(818 S. K. m. 101, 104) (3095 S. K. m. 4)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacıya ait döner fırın tahrik sisteminin yerine montaj işi nedeniyle, dava dışı FL.S-Istemilcatanina-Denmark firmasına yapılan ödemelerin bedeli 41.279 DM.dır. Davalı yüklenici 3 ayrı dekontla bu işe karşılık toplam 11.000 DM doğrudan ödeme yapmıştır. Bu durumda, davacının kalan alacağı 30.279 DM olarak gözükmektedir. Ne var ki, davacının iç yazışma örneklerinden, davalının bir kısım teminat mektuplarını nakte çevirdiği de görülmektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; gerekirse davacıya ait işyerinde mevcut kayıt ve belgelerden de yararlanarak, davacının sadece döner fırın tahrik sisteminin montajı işi nedeniyle ve yabancı firmaya ödeme yapmak amacıyla nakte çevirdiği teminat mektubu olup olmadığını saptamak, varsa bunları da davacı alacağından düşerek sonucuna uygun bir hükme varmaktan ibarettir. Değinilen yön gözetilmeksizin istemin yazılı biçimde kabulü doğru olmamıştır.
Diğer yandan, takip talepnamesinde istenen 1778 DM işlemiş faiz alacağıdır. B.K.101.maddesi uyarınca takipten önce davalı yöntemine uygun direngen durumuna düşürülmediğinden temerrüt takip tarihi olan 16.2.2001 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacının işlemiş faiz isteminin bu nedenle reddi gerektiği gibi, kabule göre de hüküm de itirazın iptali ve takibin devamına denilerek B.K.nun 104/son maddesi hilafına işlemiş faize, faiz yürütülmesi de yanlıştır.
Bütün bunlardan ayrı, takip yabancı para alacağına ilişkin olduğundan ve yanlar arasında gecikme faiz oranı kararlaştırılmadığından 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesince alacağa yabancı para borcuna, devlet bankalarının o yabancı paraya açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabında ödediği ve %10'u geçmemek üzere en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken, %10 oranında faiz sabitmişçesine bu oran üzerinden faiz yürütülmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy