(6762 S. K. m. 3, 5, 12/3) (818 S. K. m. 355) (5846 S. K. m. 76)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen "reklam filmi" hazırlanmasına ilişkin sözleşmeye dayalı olarak açılmıştır.
Uyuşmazlığa 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun hükümlerinin uygulanması gerektiği ve bu Kanunun düzenlediği hukuksal ilişkilerden doğan davalarda görevli mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ( 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ) olduğu gerekçesiyle mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
5846 Sayılı F.S.E.K.nun 76.maddesi hükmü gereğince; bu Kanunun düzenlediği hukuksal ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevlidir. Öncelikle de, davacı yanın, davada "Fikri mülkiyet hakkına veya hak sahipliğine" dayanması gereklidir. Somut olayda ise, 5846 Sayılı Yasa korunan haklardan hiç birisine dayanılmadan; "reklam filmi" hazırlanmasına ilişkin olarak ve sözlü de olsa yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen sözleşme, davacı tarafından davaya dayanak alınmış ve iş bedelinin ödetilmesi istenmiştir.
Borçlar Yasasının 355.maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; eser sözleşmesi öyle bir sözleşmedir ki, onunla yüklenici, iş sahibinin ödemeyi üstlendiği ücret karşılığında bir eser meydana getirmeyi borçlanır. Eser ( istisna ) sözleşmesinin konusu, bir sonuç ve herhangi bir biçim altında çalışma ile bütünleşmiş bir üründür. Bu kapsamda, genellikle emek unsuru ağır basan bir çalışma ürünü olup bütünlük arzeden ve ekonomik değeri olan her hukuksal varlık, maddi nitelikte olsun veya olmasın bir eser sayılmaktadır. Eser sözleşmesinin açıklanan tanımı kapsamındaki unsurlarına göre, yanlar arasında gerçekleştiği ileri sürülen hukuksal temel ilişki değerlendirildiğinde, hukuksal niteliğince bir "eser" sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Saptanan ve hukuksal durum bu olmasına ve ayrıca Türk Ticaret Kanununun 3 ve 12/3.maddeleri uyarınca yanlar arasındaki uyuşmazlığın bir "ticari işden" kaynaklanmasına ve aynı Kanunun 5.maddesi hükmü gereğince de uyuşmazlığın çözümü Asliye Ticaret Mahkemesinin iş alanına dahil bulunmasına göre, Asliye Ticaret Mahkemesince davaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve görevli A 3.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru değildir ve bu hukuksal sebeplerle hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün BOZULMASINA, 16.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy