(818 S. K. m. 356/1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-k.davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasındaki sözleşmenin konusu; davacıya ait işyeri atık sularının Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği, Teknik Usuller Tebliğine uygun olarak arıtılmasının sağlandığı tesisin kurulması, işletmeye alınması ve davacı personelinin tesisin sağlıklı çalışmasında eğitim işidir. Anılan sözleşme davalı yüklenici tarafından 10.2.2000 tarihinde eserin Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği deşarj şartlarına uygun meydana getirilmesi imkansızlığından sözedilerek feshedilmiştir. Başka bir anlatımla, yüklenici sözleşme ile yapımını taahhüt ettiği işi sonradan yine kendisinden kaynaklanan sebepleri ileri sürerek feshetmiş bulunmaktadır. BK.nun 356/I.maddesi hükmünce, kural olarak iş sahibine karşı, işçinin hizmet akdindeki sorumlu olduğu özene eş değerdeki özenle sorumlu görülen yükleniciden işinin ehli ve basiretli tacir olması sebebiyle daha da üst derecede özen beklenir. Somut olayda yüklenici sözü edilen özen borcuna aykırı davranarak işi üstlenmeden önce yapması gereken bazı incelemeleri yapmaksızın sözleşme akdetmekle gerekli özeni göstermediğinden sözleşmenin ifa ile sonuçlanmamasında kusurlu davranmıştır. Burada subjektif nedenlerle sözleşmeyi ifa etmeyen yüklenicinin kendi kusurunun sonuçlarından yararlanması düşünülemez.O yüzden eser sözleşmelerinde sözleşme ihlalinin genellikle mali sonuçlar meydana getirdiği de gözetilerek yüklenici tarafından açılan ve karşı davanın konusu olan manevi tazminat isteminin koşulların oluşmaması sebebiyle reddi yerine hukuki olan konudaki bilirkişi raporuna bağlı kalınarak hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2.bendde açıklanan nedenlerle davacı-k.davalı yararına BOZULMASINA, 1.bendde açıklanan nedenlerle davacı-k.davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalıya geri verilmesine, 16.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy