(818 S. K. m. 358) (4721 S. K. m. 3, 5) (3194 S. K. m. 21, 32, 42)
Mahalli mahkemesinden verilen hüküm davacı davalı Şükriye vekili ile dahili davalı Mehmet tarafından temyiz edilmiş davacı davalı Şükriye vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
1. Davacı arsa sahibi tarafından açılan 2002/776 sayılı davada, inşaatın plan ve projesine aykırı (kaçak) olarak yapıldığı iddia edilerek sözleşmenin feshi istenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu kamu düzenine ilişkindir. Anılan Yasa uyarınca istisnalar dışında her türlü inşaat yapımı işi ilgili merciden alınacak ruhsatla olanaklıdır. Şayet inşaat ruhsatsız (kaçak) olarak yapılmış veya tasdikli plan ve projesine uyulmamışsa ilgililer hakkında ceza işlemi uygulanır ve mahkemelerden konusu suç teşkil eden işle ilgili himaye istenemez, inşaatın yıkımı gerekecekse yüklenicinin edimini yerine getirdiğinden de sözedilemez. Dolayısıyla yükleniciye peşinen devredilmiş tapular varsa bunların ve yine yüklenicinin arsa varsa bunların ve yine yüklenicinin arsa payı devri inşaat yapımı karşılığı peşinen aldığı ve üçüncü kişilere devrettiği tapuların arsa sahibine iadesi gerekir. Bu gibi uyuşmazlıklarda yükleniciden tapu devralan üçüncü kişilerin MK.nun 3. maddesince iyi niyetli olduğu da kabul edilemez. Ne var ki bütün bunların açığa kavuşturulması yukarıdan beri değinilen ilkeler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmasına bağlı olduğundan, mahkemece yapılacak iş; inşaata ait işlem dosyasını ilgili merciden getirtmek, yerinde keşif yapılarak konusunda uzman olan bilirkişilere yapının tasdikli projesine uygun inşaa edilip edilmediğini, yasaya aykırılık varsa bunun giderilip giderilemeyeceğini belirlemek, giderilmesi olanaklı ise bu konuda yükleniciye mehil vermek ve binanın yasaya uygun hale getirilmesini sağlamak, binanın yıkımı gerekiyorsa yüklenici edimini yerine getirmediğini düşünmek, açılarak birleştirilen tüm davaların sonucunu araştırma ve inceleme doğrultusunda değerlendirerek hükme varmaktan ibarettir. Değinilen yönlerin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.
2. Yukarıdaki bozma nedenine göre davalılardan Mehmet'in temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç : Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı arsa sahibi yararına (BOZULMASINA), (2.) bent uyarınca davalı Mehmet'in temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 375 milyon TL. Yargıtay duruşma vekillik ücretinin Mehmet dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy