(6183 S. K. m. 28, 29, 30, 31)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılardan Faruk Söbüçovalı, Halil Sarı, Mustafa Seçkin, Turgut Ada vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı hazine vekili avukat Ulviye Sarp ile davalı Turgut Ada vekili avukat Ayten Arslan, davalı Halil Sarı vekili avukat İsmail Tünür, davalı Mustafa Seçkin geldiler. Davalılar Sayim Gül ve Mustafa Öztürk vekilleri, davalı Mustafa Demirci ile Faruk Söbüçovalı gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 6183 Sayılı Yasaya dayanılarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece tasarrufların kısa aralıklarla yapılmış olması nedeniyle devir alan tüm davalılar hakkındaki istemin kabulüne karar verilmiştir. Yasanın 28, 29 ve 30. maddelerinde belirtilen hallerde tasarrufların iptali mümkündür. Örneğin borçlu ile devir alan şahıs arasında 3. dereceye kadar kan hısımlığı ve 2. dereceye kadar sıhri hısımlık bulunması veya tasarrufun pek aşağı bir bedelle gerçekleştirilmesi veya devir alanların borçlunun mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini bilmeleri vs. halinde tasarrufun iptaline karar verilmelidir.
Dava konusu olayda; Mustafa Demirci, borçlunun amcasının damadı, Mustafa Öztürk ise borçlunun kız kardeşinin kayınpederi olup, tasarrufun ne amaçla yapıldığını bilebilecek kişilerden sayılırlar. Diğer davalıların ise, satış işlemlerini mal kaçırma amacıyla yaptıklarına dair dosyada bir delil bulunmamaktadır. Bedelin düşük gösterilmesi sadece borçlu ile doğrudan muamelede bulunan şahıslar açısından önem arzetmekte olup, daha sonra devir alanların kötüniyetlerinin davacı tarafından ayrıca kanıtlanması gerekir. Öte yandan aynı yasanın 31. maddesi uyarınca malı elden çıkaranlar ellerinden çıkardıkları tarihteki rayiçlerden takdir olunacak bedelini alacaklıya ödemek zorundadırlar.
Bu durumda mahkemece, davanın, davalılar Sayim, Mustafa Demirci ve Mustafa Öztürk yönünden kabulü ile taşınmazların elden çıkarttıkları tarihteki değerleri belirlenerek bu miktarların takipteki alacak ve ferilerini geçmemek üzere davalılar Mustafa Demirci ve Mustafa Öztürk'den tahsiline karar verilmesi, diğer davalılar hakkında açılan davaların ise reddedilmesi gerekir.
Kabule göre de; tasarrufun iptal edilmesi ve taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasıyla yetinilmesi yerine tapu kaydının iptali ile borçlu adına tescil edilmesi yerinde değildir.
Yine Yasadan yararlanılarak taksite bağlanan borcun süresinde ödenmesi halinde hükmün infaz edilmeyeceği tabiidir.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalılar Mustafa Seçkin, Faruk, Halil ve Turgut yararına BOZULMASINA, 375 milyon TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan Turgut Ada ve Halil Sarıya verilmesine, 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy