(1086 S. K. m. 38, 39, 59)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Kooperatif aleyhine açılan dava, davalının davanın açılmasından önce tasfiyeye girdiği görüşüyle ( husumet ) nedeniyle reddedilmiştir. Oysa dosyadaki belgelerden davalının tasfiyesi için işlemlere başlanmış ise de tasfiyenin henüz sonuçlandırılmadığı ve ticaret sicilinden terkin ve ilan olunmadığı anlaşılmaktadır. Bu safhada kooperatifin hükmi şahsiyeti sona ermediğinden ve seçilen tasfiye memurlarınca temsil edileceğinden dava tasfiye memurlarına yöneltilerek davaya devam edilmelidir. Esasen davalı kooperatifin tasfiye memurları müdahale dilekçesi de vermişlerdir. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin davalı kooperatif tasfiye kuruluna tebliğ edilerek tarafların delillerinin toplanması, oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir.
Davalı kooperatif hükmi şahsiyetinin dava aşamasında sona erdiğinin anlaşılması halinde ise; kooperatifin tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinmesi ile sona ereceğinden, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekeceğinden tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmadan ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılarak sicilden terkini halinde bile kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü mümkün olamayacağından böyle bir durumda davacı vekiline uygun mehil verilerek tasfiye işlemleri tam olarak sona ermediği için kooperatifin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası hakkında tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet tevcihi suretiyle dava açmasının sağlanması ve dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde bu tüzel kişiliğin huzuru ile davanın sonuçlandırılması gerekir ( Yargıtay 11.H.D.15.3.1993 gün 1992/555 E-1993/1765 K. sayılı kararı ).
Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek davanın husumet noktasından reddedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy