(1086 S. K. m. 9, 10)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava fenni mesuliyet alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava, T Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, davalı iş sahibi vekili süresinde verdiği cevap layihasında, yetkisizlik ilk itirazında bulunarak, K mahkemesinin yetkili olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece taraflar arasında akdi ilişkinin varlığının çekişmeli olduğu, bu durumda itirazın iptali davasında akdin ifa yeri mahkemesinin yetkili olacağı, akdin ifa yerinin de K olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Oysa her dava, aksine hüküm bulunmadıkça, açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür ( HUMK.m.9 ). Bu genel kuraldan hareket edilecek olursa, yetkili mahkeme davalının ikametgahının bulunduğu T Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Sözleşmeden doğan davalar, aynı zamanda, sözleşmenin icra olunacağı mahal mahkemesinde de görülebilir ( HUMK.m.10 ).
Kanun koyucu, HUMK.nun 9.maddesinde yazılı genel yetkili mahkemelerden başka, özellikle sözleşmeden doğan davalar için özel yetki kuralı koymuş ise de, bu durumda davacı, özel yetkili mahkemeye başvurmayarak seçimlik hakkını kullanmak suretiyle genel yetkili mahkemede de dava açabilir.
Davacının bu seçimlik hakkı dikkate alınıp davalının ikametgahı mahkemesi olan T Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu kabul edilerek yerinde görülmeyen yetki itirazının reddiyle işin esası hakkında hüküm tesisi gerekirken dava dilekçesinin yetki yönünden reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy