(2004 S. K. m. 72)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkik davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, menfi tesbit istemi ile açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu bononun davalının tehditleri karşısında verildiğini, gerçekte böyle bir borcu olmadığını iddia etmiştir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları davacının tehdit iddialarını doğrular kanaat verici beyanda bulunmamışlardır. Davalı arsa sahibi vekili ise dava konusu bononun son bağımsız bölümün davacı yüklenici adına tescili sonucu sözleşmenin 10. maddesine dayanılarak verildiğini, gerçekten de yüklenicinin müvekkiline borçlu olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki 30.5.1998 tarihli, ifa ve tapu devri nedeniyle geçerli hale gelen sözleşmenin 10. maddesi davalının savunmalarını doğrular niteliktedir. Bunun aksinin davacı tarafça ispatlanması gerekir. Davacı taraf tehdit iddialarını kanaat verecek şekilde kanıtlayamadığından ve sözleşmenin 10. maddesi ile son dairenin davacıya teslim edilmiş olması değerlendirildiğinde, davacının davalıya sözleşmede kararlaştırılan bedel nedeni ile söz konusu bonoyu verdiği, ispatlanamayan davanın reddi gerektiği, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy