(1086 S. K. m. 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı k.davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı k.davalı avukatı gelmedi. Davalı k.davacı vekili avukat F.U. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı k.davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı k.davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar mevcut davalara rağmen 20.5.1999 günlü Ek Protokol başlıklı belgeye akdetmekle çekişmeyi bu protokol hükümleri uyarınca gidermeyi kabul etmiş sayılır. Daha açığı, 20.5.1999 günlü ek protokol taraflar arasında yapılan yeni bir sözleşmedir. Mahkemece de bu yönün gözetilmesi uyuşmazlığın protokol hükümleri doğrultusunda çözümü gerekir.
Diğer yandan, bilirkişi incelemesine ilişkin düzenleme HUMK.'nun 275-286 maddeleri arasında yer almıştır. Bu hükümlere göre, bir olayın çözümünde birden fazla kişinin görüşüne başvurulması olanaklı ise de, yasada her bir bilirkişinin ayrı ayrı rapor vereceklerine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Zira, birden fazla bilirkişi atanmasındaki amaç; bilirkişilerin aralarında görüşüp konuyu birlikte tartışabilmelerini sağlamaktır. Kuşku yok ki, azınlıkta kalan bilirkişi oy ve görüşünü muhalefet yazmak suretiyle bildirebilir. Bu nedenlerle mahkemenin usule uygun düşmeyen bir yöntemle düzenlenen bilirkişi raporlarını hükme dayanak yapması doğru olmamıştır.
O halde, mahkemece yapılması gereken işi; konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna (HUMK.m.284) yerinde yeniden keşif de yapılarak mevcut tesisi incelettirmek, uyuşmazlığı az yukarda sözü edilen 20.5.1999 günlü ek protokola göre değerlendirmek, iş sahibinin eksik ve kusurlu işlere ilişkin istemini sonucuna uygun hükme bağlamaktan ibarettir. Yapılacak inceleme sonucu gecikmede iki yanın kusurlu olduğu saptanırsa, kusurdaki orana bakılmaksızın davacının gecikme cezasını isteyemeyeceği de düşünülmelidir.
Öte yandan, yüklenicinin kalan iş bedeline ilişkin karşı davası davanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmıştır. Bu davanın üç aylık süre geçtikten sonra yenilenmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, reddolunması da kabule göre bozma nedenidir.
Sonuç; Yukarıda 2. bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı k.davacı yararına BOZULMASINA, 1. bent gereği davalı k.davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil edilen davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı k.davacıya geri verilmesine, 22.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy