(1086 S. K. m. 74) (818 S. K. m. 355, 365)
Dava: Dava, taraflar arasında düzenlenen 28.3.1997 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı eksik işler bedeli ve gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Davacı arsa sahipleri, aynı sözleşmeye dayalı olarak iş bu davadan önce açtıkları Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Bozmadan önce) 2000/185 E. - 2001/747 K., (Bozmadan sonra) 2002/737 E. - 700 K.Sayılı dosyasındaki karşılık davalarında yüklenicinin edimlerini sözleşmedeki şartlara uygun olarak ve belirtilen sürede yerine getirmediğinden bahisle, davadan önce yaptırdıkları Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/218 D. İş sayılı tespit dosyasına dayalı olarak bağımsız bölümlerdeki eksikliklerden dolayı 2.511.720.000 TL., ortak alanlardaki eksikliklerden paylarına isabet eden 01.0301.650.000 TL., dairelerdeki küçülmeden dolayı 5.311.500.000 TL. ve gecikmeden doğan zarar nedeniyle, 5.220.000.000 TL. olmak üzere toplam 14.344.870.000 TL. nın tahsilini talep etmişlerdir. Yargılama sonucunda, davacı karşı davalı yüklenicinin edimlerini sözleşme hükümlerine göre yerine getirmediği, iskan ruhsatını da almadığı anlaşılmakla, asıl davanın reddine, davalı-k.davacı arsa sahipleri tarafından açılan karşı davadan ise davalıların itiraz etmediği 22.12.2000 tarihli Bilirkişi Heyeti Raporu'na istinaden, bağımsız bölümlerdeki eksikliklerden 2.273.746.760.-TL., ortak alanlardaki eksikliklerden 2.964.175.660 TL., dairelerdeki küçülme nedeniyle 2.273.746.760 TL. ve gecikme nedeniyle 5.703.333.300 TL. alacaklı oldukları anlaşılmakla taleple de bağlı kalınarak 14.344.870.000 TL. nın 27.11.1999 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı-k.davalı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda karar Dairemizin 1.7.2002 gün ve 2002/1576 E.-3570 K. sayılı ilamıyla Davalı-k.davacının inşaat alanının sözleşmede öngörülenden daha küçük yapılmasından doğan alacak istemi 5.311.500.000 TL. olarak gösterilmesine rağmen mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 22.12.2000 tarihli: bilirkişi raporunda bu kalemden doğacak alacak miktarı 2.273.746.760 TL. olarak tespit edilmiş, davalı-k.davacı tarafından da bu rapora itiraz edilmemek suretiyle bu rakam benimsenmiştir. Buna göre mahkemece dava dilekçesinde belirtilen kalemlerdeki talep miktarına ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporuna göre HUMK. madde 74 gereğine taleple bağlı kalınarak 11.307.116.760 TL. na hükmedilmesi gerekirken, talep aşılmak suretiyle 14.344.870.000 TL. na hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece bozmaya uyularak hüküm kurulmuş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Her ne kadar temyize konu kararda, 2000/185 (2002/737) E. sayılı ilk davanın kesinleştiği, davacı arsa sahiplerinin 22.12.2000 tarihli rapora itiraz etmedikleri ve bu rapor haricinde herhangi bir talepte bulunamayacaklarından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, davacılar ilk davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuşlar, 22.12.2000 tarihli raporda ise, kendilerine isabet eden bağımsız bölümler ile ortak alanlardaki eksik ve kusurlu işlerden ve gecikme nedeniyle verilebilecek tazminattan dolayı, ilk davada talep edilenden fazla alacakları olduğu tespit edilmiştir. Davacı arsa sahiplerinin rapora itiraz etmemiş olmaları sadece inşaat alanının küçülmesinden dolayı talep ettikleri tazminat yönünden bağlayıcı olup, bu kalemler dışındaki alacaklarını isteme hakkını ortadan kaldırmaz.
Şu halde mahkemece harç yatırılmak suretiyle bağımsız bir dava niteliğinde açılan ek davanın kabulüyle, 22.12.2000 tarihli bilirkişi raporuna göre, ilk davada talep edilenden fazla çıkan; bağımsız bölümlerdeki eksik ve kusurlu işler bedeli 1.407.749.510 TL., ortak alanlardaki eksik ve kusurlu işler bedeli 1.662.525.650 TL. ve gecikmeden doğan kira tazminatı tutarı 483.333.300 TL. olmak üzere toplam 3.553.000.000 TL. nın da davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesi gerekirken Dairemiz bozma ilamı ve delillerin yanlış takdiriyle yazılı şekilde davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle temyiz olunan kararın davacı arsa sahipleri yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 22.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy