(7201 S. K. m. 21, 35) (1086 S. K. m. 73, 432) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı Ömer Gökalp vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davalı Ömer Gökalp'e kararın tebliği, 7201 Sayılı Yasanın 21. maddesine uygun yapılmamıştır. Çünkü anılan Yasanın 21/1. maddesi hükmü gereğince, muhtara yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için maddede öngörülen ihbarnamenin tebligat yapılmak istenen muhatabın kapısına yapıştırılması işleminin de yapılması zorunlu olduğu halde bu işlem yapılmamıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; hükmün davalı Ömer'e 17.9.2002 tarihinde tebliğine ilişkin tebligat geçersiz olduğundan ve 27.3.2003 günlü dilekçe ile yapılan bu davalı temyizini HUMK. nun 432/1. maddesinde belirtilen süresi içinde olduğunun kabulü ile temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 2.5.2003 günlü ek kararın bozulmasına ve ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Ömer Gökalp vekilinin uyuşmazlığın esası hakkında verilen mahkeme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi hükmü gereğince, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında; mahkeme davanın yanlarını dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm kuramaz. Bu temel kural nedeniyledir ki; dava dilekçesinin Tebligat Yasası ve Tüzüğü hükümlerine uygun ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde davalıya tebliğ edilmesi, savunmasını yapabilme olanağının sağlanması ve daha sonra da davanın yargılaması yapılarak iddia ve savunma çerçevesinde uyuşmazlığın esasının incelenip bir hüküm kurulması gerekmektedir.
Davalı Ömer'e duruşma gün ve saatini bildirir, dava dilekçesi örneğini içerir tebligat da, 7201 Sayılı Tebligat Yasası'nın 21 ve Tüzüğü'nün 28. maddesi hükümlerine uygun yapılmamıştır. Çünkü, muhatabın adreste bulunmama sebebi soruşturulmamış ve bildirimde bulunan komşusunun tebliğ tutanağına imzası da alınmamıştır. Ayrıca, tasarrufa konu taşınmazın temlikine ilişkin akit tablosunda davalı Ömer'in tebliğe elverişli adresi gösterilmiştir (Tebligat Yasası madde 35). Davalı Ömer'e yapılan dava dilekçesinin tebliği işlemi geçersiz olduğu halde, belirtilen akit tablosundaki tebliğe yarar adresi mahkemece gözetilmediği gibi, adres araştırması dahi yapılmamıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere, taraf teşkili; dava şartlarından olup, taraflara usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadıkça yargılama yapılıp, hüküm verilemez. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; dava dilekçesinin yasaya uygun biçimde davalı Ömer'e tebliğ edilmeden, savunma hakkını kullanabilme olanağı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması HUMK. nun 73. maddesi hükmüne aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle ek kararın bozulmasına ve ortadan kaldırılmasına, (2.) bentte açıklanan sebeplerle de temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Ömer Gökalp yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Ömer'e geri verilmesine, 29.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy