(3194 S. K. m. 32, 42)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ve davalılardan Zekeriya Kalaycı ve Salih Zeki Durmuşoğlu vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Nalan Şişik geldi. Davalılar vekilleri gelmediler. Davalı Zekeriya Kalaycı'nın temyiz dilekçesi süresi dışında, davacı ve davalı Salih Zeki Durmuşoğlu'nun temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Mahkeme kararı davalılardan Zekeriya Kalaycı'ya 29.3.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 16.4.2003'de yapılmıştır. Bu davalının temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ile davalı Salih Zeki Durmuşoğlu'nun sair temyiz itirazlarının reddine,
3- Davada; yapılan imalatın bedeli ile tevhit, proje, ruhsat vs. işlemler için ödenen harçların tahsili istenmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan inşaatın dava tarihindeki levazım bedeline hükmolunmuş, fazla istem reddedilmiştir. Zeytinburnu Belediye Başkanlığının 9.7.2002 günlü cevabi yazılarında, inşaatın ruhsat alınmaksızın kaçak olarak yapıldığı, yapı tadil zaptı düzenlenerek mühürlendiği, belediye encümen kararı ile İmar Kanunu'nun 32 ve 42. maddelerine göre para cezası ve yıkım kararı verildiği, bilahare belediye elamanlarınca mahallinde yapılan incelemede inşaatın tamamen yıkıldığının tespit edildiği bildirilmiştir. Yıkım kararı kaldırılıp imara uygunluk sağlanmadığı takdirde yasaya aykırı olarak yapılan imalatın bedeli istenemez. Daha açığı bu tür imalatların davlıların mal varlığında artı değer yarattığı düşünülemez. Kaldı ki, somut olayda yüklenici inşaata ruhsatsız başlamış olup bu durum başlı başına kusurudur. Yıkıma kendi kusuruyla neden olan davacının bunun sonuçlarına katlanması gerekir.
Bu nedenle mahkemece davacının imalat bedeline ilişkin isteminin reddi yerine hüküm altına alınması doğru değildir.
Kabule göre de; hüküm altına alınan miktardan her bir davalı, arsa payı oranında sorumlu iken ve sorumlu oldukları miktarlar kadar tahsil kararı verilmesi gerekirken müştereken ve müteselsilen tahsil hükmü kurulması yanlıştır.
4- Davada, inşaat hazırlık aşamasında yapılan harcamalar nedeniyle de 344.888.720 TL istenmiştir. Bu harcamalar gerçekten inşaat hazırlığı için yapılmış ve davalıların mal varlığına bir değer kazandırmışsa kanıtlanması koşuluyla talep edilebilir. O halde, buna ilişkin davacı delilleri istenmeli değerlendirilerek sonucuna uygun bir hükme varılmalıdır. Bu bölüm istemin eksik araştırma ve incelemeyle reddolunması da bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) bentte yazılı nedenle davalılardan Zekeriya Kalaycı'nın temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle davacı ile davalılardan Salih Zeki Durmuşoğlu'nun diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (3.) bentteki nedenlerle davalılardan Salih Zeki, (4.) bent uyarınca da davacı yararına BOZULMASINA, 375.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalılardan Zekeriya Kalaycı ile Salih Zeki Durmuşoğlu'na geri verilmesine, 28.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy