(1163 S. K. m. 42, 59) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacılar ve davalı Kop. vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Selahattin Semerci ile davalı vekili avukat Remzi Toprak geldi. Müdahiller vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik sebebiyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerine verilmesi kabul edilen 7 adet daire ile ruhsata aykırı olarak (kaçak) yapılan bölümden de 7/90 pay verilmesi, aksi durumda kal'ine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Birleşen davada ise Kooperatif, arsa sahibi davalılar ile imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin, kooperatif genel kurulu kararı aranmadan noterce düzenlendiğini, Kooperatifler Kanununun 59/son maddesi uyarınca sözleşmenin iptalini istemiş, davalılar reddini savunmuştur.
Davalı kooperatif vekili Avukat Rahmi Kumaşoğlu asıl davaya verdiği 14.9.1998 günlü cevabında, arsa sahiplerinin ancak 7.9.1993 tarih ve 27749 yevmiye numaralı sözleşme uyarınca 7 daire alabileceklerini bildirmiş, 25.5.2000 gününde Kooperatif adına yeniden cevap dilekçesi veren avukat Remzi Toprak ise, önceki cevabı veren avukata, yetkisiz (istifa etmiş) yöneticiler tarafından vekaletname verildiğinden kooperatifi bağlamayacağını, sözleşme konusu arsaların Kooperatifçe satın alındığını, genel kurulun da sözleşme imzası konusunda yönetime yetki vermediğini savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin genel kurul kararı alınmadan yapıldığından geçersiz olduğunu, tapudaki devirlerin satış biçiminde yapıldığı, yöneticilerin yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde arazi sahiplerine paralar ödendiğinin belirlendiği, tapuda düzenlenen resmi senedin aksinin arsa sahiplerince resmi senetle kanıtlanamadığı, bu sebeple sözleşmenin iptali gerektiği sonucuna varılmış, ancak ferdileşme için noter kur'ası çekilinceye ve yönetim değişinceye kadar kooperatifin de sözleşmeye itirazı olmadığı, eski yöneticilerin arsa sahiplerini de kooperatif üyelerini de aldattığı kanısıyla arsa sahiplerinin tazminat davası açabilecekleri gerekçeleriyle, asıl davadaki tescil isteminin reddine, kaçak yapılan 33 adet dairenin kal'ine, 7.9.1993 tarih ve 27749 yevmiye numaralı sözleşmenin iptaline, arsa sahibi davacıların tazminat davası açmakta muhtariyetlerine karar verilmiştir.
Kooperatifler Kanununun 42. maddesi uyarınca, gayrimenkul alımı ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek kooperatifin genel kuruluna ilişkin yetkilerdendir. Yine aynı Kanunun 59. maddesinde, yönetim kurulunun genel kurulun devredemeyeceği yetkileri kullanamayacağı belirtilmiştir. Somut olayımızda, genel kurulun davacılar ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapımı konusunda aldığı bir karar bulunmadığı ve bu konuda yönetim kurulunun yetkili kıldığına dair de bir karar olmadığı tartışmasızdır. Ne var ki buna karşın noterce genel kurul kararı aranmaksızın davacılar ile kooperatif arasında 7.9.1993 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş, arsa sahiplerine 399 ada 11 parselde inşaa edilecek bloktan 7 adet bağımsız bölümün arsa payı karşılığı verilmesi kararlaştırılmıştır. Arsa sahiplerince ise, 17.8.1993 ve 17.9.1993 tarihlerinde tapular vekilleri Muhammed Yavuz tarafından satış sözleşmesiyle kooperatife devredilmiştir. Gerçekten akit tablolarında satış gösterilmesi, Kooperatifler Kanunu uyarınca genel kurul kararı alınmaması, aradaki ilişkinin ilk bakışta satış gibi olduğunu göstermektedir. Ne var ki, kooperatif satış bedelini ödediğine dair bir kanıt sunamamıştır. Mahkeme kararında kabul edildiğinin aksine ceza dosyasında alınan bilirkişiler raporunda davacı arsa sahiplerine satış bedelinin ödendiğine dair bir belgeye de kooperatif kayıtlarında rastlanılmamıştır. İsimsiz ödemelerin davacılara yapıldığı varsayımıyla hükme varılamaz. Öte yandan inşaatın devamı süresince yapılan genel kurullarda da bu konuda bir görüşme olmamış, kooperatif adına sözleşme imzalayan Muhammed Yavuz ve arkadaşları 1997 gününe kadar yönetimde kalmış ve ibra edilmişlerdir. Avukat Rahmi Kumaşoğlu'na da vekalet bu dönemde verilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişiler raporunda, 16.8.1993 günlü kooperatif karar defterinde arsa sahiplerine 399 ada 11 parselden 7 adet daire verildiğinin yazıldığı saptanmıştır. Kooperatifçe 9.4.1995 gününde yapılan kur'a çekilişinde arsa sahiplerinin katılımı sağlanmamış yerleri kooperatif üyelerine dağıtılmıştır. 19.3.1999 günlü kooperatif denetim kurulu raporunda da aynen, ... dört yıl önce yapılan kur'a çekiminde arsa sahiplerinin yerlerinin ayrılması unutulduğundan ... sözedilmiştir.
Bütün bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, satın alma iddiasının dayanaksız ve kötüniyetli olduğunu göstermektedir. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK. 2. madde).
O durumda mahkemece yapılacak iş, arsa sahiplerinin açmış oldukları davanın tümüyle kabulüne, kooperatifin birleşen davasının reddine karar vermekten ibarettir. Yazılı biçimde kendi içerisinde de çelişkili gerekçeyle (davacıların tazminat hakları saklı tutulmakla) hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı sebeplerle davacı arsa sahiplerinin temyiz istemlerinin kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre kooperatifin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 275 milyon TL. duruşma vekillik ücretinin davalı Kooperatiften alınarak duruşmada vekille temsil edilen davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 26.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy