(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 284) (818 S. K. m. 355, 364)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat N. T. ile davalı vekili avukat Refik Rende geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Aksa A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı taşeron iş bedelinin tahsili için davalı aleyhine yaptığı icra takibine itiraz üzerine bu davayı açmış, birleştirilen davada ise avans teminat çeki ile kesin teminat çekinin iadesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı yanca temyiz edilmiştir.
Mahkemece alacağın miktarının ihtilaflı olması nedeniyle bilirkişilerden rapor alınarak sonuca varılmıştır. Raporda davalının cevap dilekçesi vermediği açıklanarak davacının alacağı belirlenmiştir. Oysa davalı cevap süresinin uzatılmasından sonra davaya cevap vermiş ve sözleşmenin 15. maddesi uyarınca teşvik kalemlerine KDV uygulanamayacağını, ekstra işçilik, işçilik saati ve motor montajı gibi alacak taleplerinin yersiz olduğunu ve benzeri hususlarda davaya karşı çıkmıştır. Bu durumda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak savunmada bahsi geçen hususlar hakkında bilirkişilerin görüşlerinin alınması davacı yüklenicinin asıl işverene verdiği belgeler ve tarafların ticari defterlerine geçen kayıtlarda dikkate alınarak mahallinde keşif yapılıp yapılmayacağının takdir olunması ve bu suretle davacı alacağının saptanması gerekir.
Öte yandan alacağın miktarı ihtilaflı olup kesin hesap sonucunda ortaya çıkacağı sözleşmeyle kabul edilmiştir. Ancak davalı, davacıya 116 milyar lira borçlu olduğunu bildiği halde bu kısım için yapılan takibe itirazında haksızdır. Nitekim bu miktarı dava açıldıktan sonra ödemiştir. Bu nedenle sadece 116 milyar TL. için %40 tazminata hükmedilip tazminata ilişkin fazla istemin reddedilmesi gerekir. Tüm alacak için %40 tazminat verilmesi yerinde olmamıştır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç; Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı Aksa Enerji A.Ş. yararına BOZULMASINA, 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp, duruşmada vekille temsil olunan davalı Aksa A.Ş.ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 09.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy