(6183 S. K. m. 24, 28, 31)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 6183 sayılı kanunun 24 vd. maddelerine göre tasarrufun iptali istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Söz konusu kanunun 28.maddesinin 1.bendi uyarınca üçüncü dereceye kadar kan hısımları arasında yapılan ivazlı tasarruflar bağışlama hükmünde sayılmıştır. Dava dilekçesinde borçlu Mehmet Fidan ile tasarruf işleminde bulunan Gülşen Bilbey'in kardeş oldukları belirtilmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen intikalleri gösterir tapu kaydından da, adı geçen kişilerin kardeş oldukları anlaşılmaktadır. Borçlu ile kardeşi arasındaki tasarruf mutlak şekilde iptale tabidir. Diğer davalı Çetin Girgin borçlunun tasarrufta bulunduğu Gülşen Bilbey'den taşınmazı satın almıştır. Davalı Çetin Girgin'in borçlu ile doğrudan bir tasarruf işlemi yoktur. Çetin Girgin'e yapılan tasarrufun iptal edilebilmesi bu kişinin borçlunun durumunu bilerek hareket etmesi, yani kötüniyetli olması koşuluna bağlıdır. Davalı borçlu Mehmet Fidan karardan sonra mahkemeye verdiği 18.11.2002 tarihli dilekçe ile borcun ödendiğini bildirmiş ve o tarihte taşınmaz kendi adına tapuda kayıtlı olmadığı halde gayri menkulüne konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece gerekli araştırma ve değerlendirme yapılmadan, temliklerin borçlunun vergi borcunu ödememek amacıyla yapıldığına ilişkin yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, borçlu Mehmet Fidan'ın vergi borcunun tamamen ödendiği beyanı üzerine, bu konunun araştırılmasından, borç fer'ileriyle birlikte tamamen ödenmemişse, 18.11.2002 tarihli borçlu dilekçesi de değerlendirilerek, davalı Çetin Girgin'in kötüniyetli olup olmadığı üzerinde durularak, kötüniyetli olduğu ispatlandığı takdirde tasarrufların iptaline karar verilmesinden, Çetin Girgin'in iyiniyetli kabul edilmesi durumunda, bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinden, bu durumda davalı Gülşen Bilbey taşınmazı elden çıkardığından 31.madde uyarınca bedelle sorumluluğu bulunduğundan, taşınmazın Gülşen Bilbey tarafından elden çıkarıldığı 5.1.1993 tarihindeki piyasa rayiç değeri keşif ve bilirkişi aracılığıyla belirlenerek, bu bedelin vergi borcu ve ferilerini geçmemek kaydıyla Gülşen Bilbey'den tahsiline karar verilmesinden, borç fer'ileriyle birlikte tamamen ödenmişse davanın konusu kalmadığından reddine karar verilmesinden ibarettir.
Eksik araştırma ve yanlış değerlendirme sonucu davanın tümden reddi kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 27.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy