(818 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 275, 354)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Tarafların işe ilişkin yazılı bir sözleşmeleri yoktur. Davalının davacıya yaptırdığını kabul ettiği çadır sayısı 2300'dür. İşin bedeli yazılı olarak kararlaştırılmadığından BK.nun 366. maddesince bu bedelin bilirkişi incelemesi yaptırılarak ortaya çıkartılması olanaklıdır. Ortada bilirkişi delili mevcut iken bu delile başvurulmaksızın yemin deliline başvurularak uyuşmazlığın çözümü yönüne gidilmesi HUMK. nun 354. maddesine uygun düşmez. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davalının kabul ettiği çadır sayısı dikkate alınarak yapıldığı yıl rayiçlerine göre davacının hakettiği iş bedelini bilirkişiye hesaplatmak (BK. 366. madde), bundan davacının kabul ettiği ödeme tutarını düşmek, varsa kalanına hüküm kurmaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın yazılı biçimde kabulü doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy