(1086 S. K. m. 13)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava tasarrufun iptali istemiyle açılmış, mahkemece yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davalı Muzaffer vekili, cevap dilekçesinde taşınmazın B İlçesi sınırlarında kaldığını, bu durumda yetkili mahkemenin B Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur. Tasarrufun iptali davaları taşınmazın aynına ilişkin olmadığından, bu davalarda HUMK.nun 13. maddesinin uygulamasına olanak yoktur. Kredi sözleşmelerinin 47. maddesinde uyuşmazlıklarda sözleşmeyi imzalayan banka şubesinin ikamet yerindeki mahkemenin yetkili olduğu belirtilmiştir. Davalı Muzaffer dışındaki davalıların yetki itirazları bulunmamaktadır. Davalılardan Reyhan'ın adresi L-İ olup, İ adli yargı çevresinde kalmaktadır. Sözleşme ile yetkili mahkemenin belirlenmesi, genel yetkili mahkemenin yetkisini ortadan kaldırmadığından, dava kredi sözleşmesinde belirlenen yetkili mahkemede açılabileceği gibi, genel yetki kuralı uyarınca davalıların ikametgahları mahkemesinde de açılabilir. Davacı, davalı Reyhan ın ikametgahı mahkemesinde davayı açmakla seçimlik hakkını bu şekilde kullanmıştır. Davanın niteliğine göre davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, davalılardan birisinin ikametgahı mahkemesinde davanın açılması yeterli sayılmaktadır. Bu durumda mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasının incelenip gerekli kararın verilmesi yerine, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 31.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy