(818 S. K. m. 101, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı temsilcisi S. A. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Hukuki anlamda imkansızlık, kurulan borç ilişkisinin ifa ile bitirilememesidir. İmkansızlık sözleşmenin düzenlendiği anda herkes bakımından olabileceği gibi (objektif imkansızlık), sonradan da meydana gelebilir. Somut olayda, edimin yerine getirilememesindeki nedenin bölgenin özelliğinden kaynaklanan güvenlik önlemleridir. Burada borç ilişkisinin kurulmasından sonra ifa imkansız hale geldiğinden (subjektif imkansızlık) davalıya bir kusur yüklenemez. İfa imkansızlığında kusuru olmayan davalı iş sahibinden de kar mahrumiyeti istenemez. Bu durumda davacının isteyebileceği sözleşmenin ifa edileceğine güvenerek yaptığı masraflardan ibarettir. Mahkemece davacının kanıtladığı bu masraflar ne ise onun hüküm altına alınması ile yetinilmesi gerekirken davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de, faize dava tarihinden geçerli hüküm altına alınması yerine, temerrüt olmadığı halde (BK. madde 101), önceki bir tarihten hüküm kurulması da yanlıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy