(2004 S. K. m. 277, 280)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık İ.İ.K.nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptaline ilişkindir. Mahkemece "borçlu Adil'in tasarrufu yaptığı 02.04.1998 tarihi ile icra takip tarihi arasında 2 seneden fazla bir zaman geçtiği"nden bahisle dava reddedilmiştir. 30.7.2003 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İcra İflas Kanunda değişiklik yapılmasına dair kanunun 66.maddesi ile İ.İ.K.nun 280.maddesinin 1.fıkrası değiştirilmiş ve maddede yer alan iptale ilişkin süre 2 yıldan 5 yıla çıkarılmıştır. Yine aynı Kanunun geçici 5.maddesinin 38.bendinde "İcra İflas Kanununun 280.maddesinde değişiklik yapan hükmün kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve derdest olan iptal davalarında uygulanacağı" belirtilmiştir.
Dosya kapsamından, borçlu Adil ile davalı 3.kişi Durmuş 'un kardeş oldukları anlaşılmaktadır. İ.İ.K.nun değişik 280.maddesinde "mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir" hükmü yer almaktadır. Davalı 3.kişi Durmuş 'un borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılarına zarar verme kastını bilemeyeceğini kabul etmek, borçlu ve 3.kişinin kardeş olmaları ve aynı köyde ikamet etmiş olmaları nedeniyle hayatın olağan akışına uygun düşmez. Borçlunun bu tasarrufun alacaklısı olan davacıya zarar verme kastıyla yaptığı ve bu kastı diğer davalı kardeşinin de bildiği açıktır. Bu nedenlerle 357 nolu parsele yönelik olarak açılan davanın davalılar Adil ve Durmuş yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
63 parsele ilişkin olarak açılan davadan feragat edildiğinden bu parsel hakkındaki davanın reddi sonucu itibariyle doğru bulunmaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davacı yararına 357 parsel yönünden BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 7.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy