(4721 S. K. m. 706)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Cezmi Peker ile davalı vekili avukat Yüksel Arman geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, yanlar arasında yapılan ve İzmir 17. Noterliğince zorunlu şekil koşuluna uygun olarak düzenlenen 25.11.1993 tarih ve 49092 yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup; bu sözleşme uyarınca yüklenici davacının yaptığı işin karşılığı olan arsa payının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen davanın reddine yönelik 1999/413 Esas sayılı önceki hüküm, Dairemizin 17.9.2001 tarih, 2001/2049 E. ve 2001/3863 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuştur. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak oluştuğundan, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususların mahkemece eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Oysa, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çünkü, davalılara isabet edecek bölümlerde sözleşmesine göre eksik alan bırakılıp bırakılmadığının belirlenmesinde, tüm inşaat alanı ve kapıcı dairesi değerlendirilmemiştir. Ayrıca, (2) adet dükkanın onaylı mimari projesine aykırı yapıldığı saptandığı halde, bu durumun iskan ruhsatı alınmasına engel olup olmadığının belirlenmesi hususunda da bilirkişi kurulundan ek rapor alınmamıştır. Bilindiği üzere 3194 Sayılı İmar Yasası hükümleri, kamu düzeni gereği emredici hukuk kuralları olup; bu kurallara aykırılık olup olmadığı, mahkemece davanın yargılamasının her aşamasında doğrudan gözetilmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş, Dairemizin 2001/2049 Esas sayılı bozma ilamı da gözetilerek, yukarıda açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesinden ibaret iken, bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, yetersiz inceleme ile hüküm verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davalılar yararına bozulmasına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılar geri verilmesine, 02.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy