(818 S. K. m. 355, 365) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasındaki 28.10.1997 günlü sözleşme uyarınca, iş bedeli 2.000.000.000 TL.dır. Bunun 1.300.000.000 TL. lık bölümünün ödendiği, 700.000.000 TL. sının ise ödenmediği anlaşılmaktadır. Davacı iş sahibinin nama ifa isteyebilmesi için borçlu yüklenicinin temerrüde düşmesi, iş sahibi olan davacının da tüm iş bedelini ödemiş olması gerekir. İş bedelinden kalan 700.000.000 TL. nın ödenmemesi üzerine işi olduğu haliyle terk eden davalının sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğinin kabulü dosyadaki delil durumuna uygundur. Bedel ödenmediğinden davacı kusurlu, başka bir deyişle davalı fesihte haklıdır. Bu yüzden davacının nama ifa anlamına gelen dava dilekçesindeki talebinin hüküm altına alınma olanağı yoktur. Ne var ki, açılan davadaki talebin içinde davacının iş bedelinden kalan alacağı varsa istem bu biçimde değerlendirilerek inceleme yapılmalıdır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; bilirkişiden ek rapor alınarak işin bedeli götürü olduğundan götürü bedele göre davalının işi getirdiği fiziki seviyeyi bulmak, bunu götürü bedele orantılayarak davalı alacağını saptamak, yapılan ödemelere göre bulunan alacaktan davacıya iadesi gereken bir bölüm varsa bunu hüküm altına almaktan ibarettir. Mahkemece bu yönlerin gözardı edilmesi suretiyle, uyuşmazlığın yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy