(1136 S. K. m. 168)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı k.davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ve karşı davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki biçimine uygun düzenlenen 27.10.1992 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin 3. maddesinde bağımsız bölüm paylaşımının %50 esasına göre yapılacağı, 5. madde de teslimin temel ruhsatından itibaren 18 ay içinde olacağı, aksi halde gecikilen her ay için rayiç kira ödeneceği, 19. maddede ise, inşaatın temel vizesini takiben 18 ay içerisinde teslim edileceği, aksi halde rayiç kira ödeneceği hükme bağlanmıştır. İnşaata ait ruhsat incelendiğinde 10 bağımsız bölüm yapımı için işin verildiği görülmektedir. Başka bir anlatımla davacılara isabet edecek bağımsız bölüm sayısı kararlaştırılan paylaşım oranı uyarınca 5'tir. Sözleşmenin 5 ve 19. maddeleri incelendiğinde bu iki maddenin birbirini doğrular hükümler taşıdığı, bir başka deyişle 5. maddedeki hükmün 19. maddede tekrar edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemenin 19. maddeye dayanarak arsa sahibi davacılar yararına ayrıca faiz alacağı hükmetmesi sözleşmenin kararlaştırılan hükümlerine aykırıdır. Diğer yandan, davacılara isabet eden bağımsız bölüm sayısı 5 iken (1 nolu) bağımsız bölüm için yıkım kararı bulunduğu gözden kaçırılarak gecikme tazminatının 5 bağımsız bölüm yerine 6 bağımsız bölüm üzerinden hesaplanması da doğru olmamıştır. Bunlardan ayrı, dosya kapsamıyla üzerine inşaat yapılması kararlaştırılan arsadaki müdahaleler açılan dava sonucu 15.10.1994 tarihinde icra yoluyla giderildiğinden, arsa, yükleniciye ancak bu tarihte teslim edilmiş sayılmalıdır. Yine yüklenicinin ilgili merci olan belediye'ye 29.3.1995 tarihinde başvurarak arsa sahiplerinin de yararına olacak şekilde proje değişikliği istediği, bunun idarece karşılandığı ve inşaat ruhsatının da 25.10.1995 tarihinde verildiği sabittir. Şu halde davacı arsa sahipleri sözleşmenin özellikle 5. maddesinde sözü geçen ruhsatın alım tarihinden itibaren 18 aylık inşaat süresi bitim tarihi olan 25.4.1997 ile davacılarca hüküm temyiz edilmediğinden 24.6.1998 tarihleri arasındaki gecikilen dönem için 5 bağımsız bölüme karşılık gelecek rayiç kira bedelini isteyebilir. Gecikme tazminatının daha fazla dönem ve 6 bağımsız bölüm üzerinden hesaplattırılması dosya kapsamına ve sözleşme hükümlerine uygun düşmemiştir. Tüm bunlardan ayrı yukarıdan beri söz edildiği üzere davacılara 5 bağımsız bölüm isabet ettiğinden eksik işlerin bu bağımsız bölüm sayısına, ortak yerlerde eksikliklerin ise 5 bağımsız bölümün arsa payı oranına göre hesaplattırılıp hüküm altına alınması yerine hakkında hüküm kararı verilen bağımsız bölüm içinde eksik alacağı bulan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak istemin kabulü de yanlıştır. Bu durumda; bilirkişilerden ek rapor alınarak arsa sahiplerinin alacaklı oldukları tutar yukardan beri sayılan esaslara uygun hesaplattırılıp sonucu dairesinde bir hüküm kurulmalıdır. Avukatlık Yasası'nın değişik 168. maddesinde vekalet ücretine KDV ekleneceğine dair ayrıca bir hükme yer verilmediğinden davacı ve karşı davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretine ayrıca KDV ilave edilmesi de kabul şekli bakımından bozmayı gerektirir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı karşı davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz eden davalı karşı davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı k.davacıya geri verilmesine, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy