(818 S. K. m. 365)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili geldi. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Mahkemece davalı Çimen hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmiştir. Oysa iş sözleşmesi başlıklı belgede iş sahibi olarak hernekadar Çimen gösterilmiş ise de, sözleşme Bora tarafından imzalandığından davalı Çimen hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddi yerine iş bedelinden sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
2-Sözleşme Çimen'e ait binanın tadilatı ile ilgili olup toplam iş bedeli 7 milyar TL götürü bedel üzerinden kararlaştırılmıştır. B.K.365.maddesi uyarınca yüklenici işi bu bedelle yapmak zorundadır. Bu nedenle mahkemece sözleşme konusu tüm işlerin fiziki olarak kaçta kaçının yapıldığı bilirkişiden alınacak ek bir raporla saptanıp bulunacak oranın 7 milyar TL götürü bedele uygulanıp davacının yaptığı işlerin bedelleri saptanmalı sözleşme dışı işlerin ise yapıldıkları tarihlerdeki mahalli rayiçlerden bedeli hesaplanıp davacıların hakettikleri bedelin tümü bulunmalıdır. Ödeme konusuna gelince; davalılar cevaplarında iş bedelini ödediklerini belirtmiş olmalarına rağmen ödemeyi kanıtlayan yazılı bir belge sunamamışlardır. Ödemeyi ispat külfeti iş sahibine aittir. Dosyada mevcut ses bandının tek başına delil olarak kabulü ise mümkün değildir. Bu nedenle ödeme usulen ispatlanamamıştır. Ancak iş bedelini ödedikleri konusunda davalıların davacılara yemin teklifine hakları vardır. Davalılar delil listesinde her türlü delail demek suretiyle yemin hakkına dayanmışlardır.
Bu durumda mahkemece davalı Bora'ya davacılara iş bedelini ödediği hakkında yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılıp sonucuna göre belirlenecek bir ödeme çıkarsa davacı alacağından düşülerek kalan miktara hükmedilmelidir.
Öte yandan; dava tarihinden önce temerrüt oluşmadığı ve tespit raporu temerrüt ihtarı yerine geçmeyeceği halde hüküm altına alınan miktara tespit tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de yerinde olmamış kararın belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle hükmün davalı Çimen, 2.bent uyarınca ise davalı Bora yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 11.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy