(818 S. K. m. 126, 356, 365, 366, 413)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalılar vekili geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-a )Yanlar arasında yapılan ve İ 25.Noterliğince doğrudan düzenlenen 24.8.1992 tarihli ve 39257 yevmiye numaralı "Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin" kapsamının doğruluğunda uyuşmazlık yoktur. Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri, Borçlar Yasasının 355.maddesinde tanımlanan ve karşılıklı haklar ve borçlar içeren iki taraflı sözleşmelerden olan eser sözleşmelerinin bir türüdür. Bu sözleşmelerde, yüklenicinin yapacağı işin yani inşaatın bedeli, arsa üzerinden, arsa sahibince verilecek pay ile ayni olarak ödenmektedir. İnşaat bedelinin yükleniciye arsa payı olarak ödenmesinin sözleşmede kararlaştırılması halinde ise iş bedeli, "götürü" olur. İşin yapımı, götürü ( kesin ) bedelle yüklenildiği durumlarda; Borçlar Yasasının 365/2.maddesinde belirtilen yasal nedenlerle bedelin artırılmasını gerektiren koşulların oluştuğu yüklenici tarafından yasal delillerle kanıtlanmadıkça, yüklenici eseri götürü bedelle yapmak zorundadır ve eser yani bu kapsamda inşaat daha çok çalışmayı ve gideri gerektirmiş olsa bile, yüklenici iş bedelinin artırılmasını isteyemez.
Yüklenici, özen borcu gereği olarak, yapımını yüklendiği inşaatı, iş sahibi ile yaptığı sözleşme hükümleriyle, sözleşmenin eki olan onaylı projesine; fen ve sanat kurallarına ve kendisine duyulan güvene ve öngörülen amaca uygun olarak tamamlayıp temsil etmekle yükümlüdür. ( B.K.md.356 ) Yüklenicinin özen borcu, hazırlık çalışmalarından eserin tamamlanıp teslim edilmesine kadar devam eder. Yasal olması koşuluyla, inşaatın büyütülmesi proje dışı genişletilmesi, arsa sahibi yahut sahipleri ile yükleniciye verilen bağımsız bölümlere aynı oranda yansımış ise yüklenicinin fazla iş yaptığı kabul edilemez ve bu sebeple de ilave iş bedeli isteyemez. Yüklenici, yanlar arasındaki sözleşmede kabul edilen nitelik ve özellikteki malzemeleri kullanarak inşaatı imal etmek zorundadır. Sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı durumlarda; yüklenici kendi iradesiyle inşaatın tamamına ve bu kapsamda arsa sahiplerine ve kendisine verilen bağımsız bölümlere aynen yansıtılan değer artırıcı işler yapması sonucu fazla bedel isteminde bulunamaz.
Yüklenicinin, sözleşme ile yapımını yüklendiği işin dışında, iş sahibinin yararına fazla iş yapması halinde de; bu işin bedelini, Borçlar Yasasının 413.maddesi hükmü doğrultusunda işin yapıldığı tarihteki rayiç fiyatı üzerinden istemde bulunmaya hakkı vardır. Mahkemece hükme dayanak alınan 29.7.1999 günlü bilirkişi kurulu raporunda açıklanan görüşün aksine, sözleşme dışı yapılan işlerin bedeli, Borçlar Yasasının 366.maddesi hükmüne göre belirlenemez. Çünkü, Borçlar Yasasının 366.maddesi sözleşmede iş bedelinin hiç kararlaştırılmaması veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması durumlarında uygulanır. Hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu raporu, yukarıda özetle açıklanan hukuksal olgular gözetilmeden yanlar arasındaki sözleşme hükümleri ve sözleşmenin eki projesi değerlendirilmeden düzenlenmiş olup, hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek, gerekirse yerinde keşif yapılıp üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, yüklenicinin yaptığını ileri sürdüğü işlerin sözleşme kapsamında kalıp kalmadığının saptanması ve sözleşme dışı yapılan işlerin belirlenmesi durumunda ise Borçlar Kanununun 413 ve devamı maddeleri uygulanarak bu yararlı işlerin bedelinin vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldıkları tarihteki rayiç fiyatlarla tespit olunup bu bedelin ödetilmesine hüküm vermekten ibaret olmalıdır. Yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayalı olarak hüküm verilmesi bozma nedenidir.
2-b )Borçlar Yasasının 126/4. maddesi gereğince, eser bedelinden kaynaklanan davalar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır. Kural olarak zamanaşımı, alacağın istenebilir olduğu andan itibaren başlar. ( B.K.md.128 ) Davacı, davalılardan Ali 'ye ait "Devren Apartman"ın çatısını 1992 yılında yaptığını ileri sürerek bu işin bedelinin ödetilmesini istemiş ve mahkemece de ( 1.119.000.000 ) TL iş bedelinin tahsiline karar verilmiştir. Oysa, davalı vekili cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Uyuşmazlık konusu bu alacak, en geç 1992 yılının sonu itibariyle istenebilir ve davada 19.2.1998 tarihinde açılmış olduğuna göre, Borçlar Yasasının 126/4.maddesi gereğince beş yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Belirtilen bu yasal nedenle, çatı işi yapımı bedeli hakkındaki davanın zamanaşımı yönünden mahkemece reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte belirtilen nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2.a ve b ) bentlerinde açıklanan sebeplerle, temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 275.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 15.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy