(2004 S. K. m. 105, 143, 277) (YHGK. 12.05.2004 T. 2004/15-278 E. 2004/278 K.)
Dava: Davacı İ.O.B. ile davalılar 1- B. İnş. Tic. San. Ltd. Şti. 2- A. İnş. Boya Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 3.4.2002 gün ve 2000/347-2002/248 sayılı hükmü onayan dairemizin 9.10.2002 gün ve 2002/3476-4476 sayılı ilamı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaları elinde geçici (md.105) veya kat'i (md.143.) aciz vesikası bulunan alacaklılar açabilir. Somut olayda, icra dosyasında yer alan haciz tutanakları İİK. nun 105. maddesinde öngörülen geçici aciz vesikası niteliğinde bulunmamaktadır. İcra Müdürü'nün düzenlediği Borç ödemeden - geçici - aciz belgesi başlıklı belge de İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin icra müdürüne düzenleme yetkisi verdiği belgeler arasında sayılmadığından yok hükmündedir. Bu durumda davanın, dava koşulu yokluğu nedeniyle reddi yerine esası incelenerek yazılı şekilde kabulü ve Dairemizce onandığı bu defa yapılan incelemeyle anlaşıldığından onama kararı kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 9.10.2002 gün ve 2002/3476 Esas 2002/4476 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 03.02.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Açılan tasarrufun iptali (İİK. madde 277 vd.) davasında, sayın Daire çoğunluğunca borçlunun aciz hali gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddi gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Oysa; davada kesin aciz belgesi alınmamış ise de, icraca yapılan mal araştırmalarından bir sonuç çıkmamış, tutulan haciz zaptından ise belirlenebilen menkul malların borcun çok çok altında kaldığı ve borcu karşılamaktan uzak olduğu anlaşılmıştır. İİK. nun 105. maddesine göre; yapılan haciz sırasında ortaya çıkan duruma göre borçlunun mal varlığı alacağı karşılamıyor ise alacaklı iptal davasını açabilecektir.
Borçlunun, taşınmaz malı, bankalarda alacağı yoktur. Aynı gün Daire'mizde yapılan incelemelerden aynı borçlu hakkında 8 adet iptal davasının açıldığı (Yargıtay 15.H.D. 2003/268-269-270-271-276-277-339-463) anlaşılmaktadır. Hakkında (bilinen) bu kadar iptal davası açılan borçlunun aciz halinin gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.
Hal böyle iken icra müdürlüğünce geçici aciz belgesi düzenlenemeyeceğinden bahisle, aciz halinin gerçekleşmediğinin benimsenmesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Kaldı ki (muvakkat aciz vesikası) deyimi İİK. nun 105/2. maddesinde ifade edilmektedir. Çoğunluğun görüşünün doğru olduğu düşünülse bile bu durumda alacaklıya aciz belgesi ibraz etmesi için uygun bir mehil verilmeli ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır. Dairemizin uygulaması bu yoldadır.
Belirtilen nedenlerle sayın çoğunluğun aksine oluşan görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy