(818 S. K. m. 355, 356, 364)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, yanlar arasında Alanya 3. Noterliğince doğrudan düzenlenen 21.11.1996 günlü ve 8111 yevmiye numaralı Düzenleme Biçiminde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin yapıldığını; sözleşmede yazılı 1308 parsele iki blok ve 18 daireden ibaret inşaat yapmayı ve davalı arsa sahiplerine %37 oranındaki kısmını teslim etmeyi yüklendiği ve edimini tamamen ifa etmiş olduğu halde, davalıların Alanya Demirtaş Köyü, göl mevkiinde bulunan 5 pafta ve 1309 parsel sayılı taşınmazı iş bedeli olarak temlik etmediklerini ileri sürerek bu parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacının inşaatı sözleşmeye uygun olarak yapmadığını, bu kapsamda projesinde olmamasına karşın balkonların çökmemesi için balkonları destekleyici dikilerin konulduğunu, binalarda sarkmaların olduğunu ve dolayısıyla depreme dayanıklı olmadığını, inşaat çatılarının suyu içeri aldığını, inşaatın çürük yapıldığını ve hatta sınırları ve çevre düzenlemelerinin dahi yapılmadığını ve bu haliyle inşaatın kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Az yukarıda belirtilen yanlar arasındaki sözleşme hukuksal niteliğince Borçlar Yasasının 355. maddesinde tanımlanan ve karşılıklı haklar ve borçlar içeren iki taraflı sözleşmelerden olan eser sözleşmesinin bir türü sayılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesidir. Bu sözleşmenin kapsamının doğruluğunda uyuşmazlık yoktur. Sözleşme özel şartlarının5. maddesine göre; arsa sahiplerine sözleşme gereği yapılacak inşaatın bitimi ile birlikte arsa tapusunun kooperatife devredileceği taraflarca kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin bu hükmüne göre, Borçlar Yasasının 364/1. maddesi hükmü gereğince, yüklenici davacı, iş bedeli olan 1309 sayılı parselin adına kayden temlikini, davalılardan işin tesliminden sonra isteyebilecektir.
Yüklenici özen borcu gereği olarak, yapımını yüklendiği inşaatı, arsa sahibiyle yaptığı sözleşme hükümleriyle, sözleşmenin eki olan onaylı projesine; fen ve sanat kurallarına ve kendisine duyulan güvene ve öngörülen amaca uygun olarak tamamlayıp teslim etmekle yükümlüdür. (BK. madde 356) Yüklenicinin özen borcu, hazırlık çalışmalarından eserin tamamlanıp teslim edilmesine kadar devam eder. Yüklenici, yanlar arasındaki sözleşmede kabul edilen nitelik ve özellikteki malzemeleri kullanarak inşaatı imal etmek zorundadır.
Davalı yanca, yukarıda özetle açıklandığı üzere, binanın çürük yapıldığı, balkonların çökme tehlikesi yarattığı, sözleşmede kararlaştırılan malzemelerin kullanılmadığı ve sonuçta inşaat tekniğine uygun yapılmadığı savunulmasına ve bu yönde itirazlar ileri sürülmesine karşın; bu hususlar bilirkişilerce yeterince incelenmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; mahkemece, ilgili belediyeden ruhsat plan ve projesi getirtilip, yerinde keşif yapılmak suretiyle üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna incelettirilerek, inşaata uygulanmalı; yanlar arasındaki sözleşme hükümleri gözetilmeli ve inşaatta kullanılan malzemelerin sözleşmedeki niteliklerine uygunluğu saptanmalı, inşaatın ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığı, başka bir anlatımla yasal olup olmadığı belirlenmeli, statiği itibariyle de inşaat tekniğine uygunluğu belirlenmeli, bu kapsamda çökme tehlikesinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, bütün bu araştırma ve inceleme sonucu inşaatın yasal olduğu ve sözleşme koşullarıyla inşaat tekniğine uygun yapıldığı sonucuna varıldığında da, eksik ve kusurlu işler varsa niteliği itibariyle yüklenicinin yüklendiği ediminin ifasını engelleyecek ve arsa sahibince işin reddini gerektirecek düzeyde olmadığı durumunda ve parasal tutarının tesbitiyle birlikte ifaya hüküm verilmelidir.
Eksik soruşturma sonucu ve yetersiz bilirkişi raporu dayanak alınarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle, temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 03.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy