(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
24.04.1996 günlü sözleşme uyuşmazlık konusu değildir. Bu sözleşmenin 7. maddesinde Arsa üzerine yapılacak konutların %35'i mal sahiplerine verilecektir. Bu oran her hissedarın hissesine düşen arsa payına göre dağıtılacaktır hükmüne yer verilmiş, maddenin devamında da, dağılımın ne şekilde yapılacağı gösterilerek arsa üzerine 16 daire yapıldığı takdirde arsa sahibi olan davacılara düşecek daire oranı belirtilmiştir. Davacı arsa sahipleri sözleşmenin anılan 7. maddesine dayanarak kendilerine düşen 1 dairenin adlarına tescilini istemişler, davalı yüklenici gerek imar durumu gerekse belediye tarafından bitişik nizam inşaata izin verilmemesi nedeniyle binayı 11 daire 2 dükkan olarak yapmak zorunda kaldığını, bu durumda sözleşmenin 7/A maddesinde gösterilen dağılım uyarınca davacılara bir daire düşmeyeceğini savunmuştur.
Bilindiği üzere, imar mevzuatı kamu düzeni ile ilgili olup buna aykırı davranışlar cezai ve hukuki yaptırımlarla önlenmiştir. Diğer bir deyimle sözleşmenin ifası konusunda taraflardan biri diğer tarafı sonucu suç olan iş yapmaya zorlayamaz. Bu nedenle mahkemece davalı yüklenicinin savunmaları doğrultusunda, gerekli araştırma yapılarak, imar mevzuatı uyarınca binanın 16 daire yapılmasının mümkün olup olmadığı, sözleşmenin 4. maddesinde kararlaştırıldığı şekilde binanın bitişik nizam esasına göre yapılmaması halinde kaç daire yapılabileceği merciinden sorularak ve bilirkişilerden ek rapor alınarak belirlenmeli, gerekirse mahallinde keşif de yapılmalı, değerlendirmede yüklenicinin sözleşmede 16 daire yapacağı hükme bağlanmışken fiilen 11 daire 2 dükkan yaptığı, bunun sözleşmenin yararlar dengesine etkisi de araştırılarak hakkaniyet uyarınca davacıların isteyebilecekleri bağımsız bölüm oranı saptanıp sonucuna uygun hükme varılmalıdır.
O halde eksik inceleme ve bilirkişilerin yetersiz raporuna dayanılarak oluşturulan hüküm bozulmalıdır.
Sonuç; Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy