(818 S. K. m. 358)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edimlerini süresinde yerine getirmeyen davalıdan, kira tazminatı ve eksik işler bedelinin ödetilmesi istemiyle açılmış, mahkemece verilen kısmen kabule dair karar, Dairemizce; Davalının sair temyiz itirazlarının reddine, sözleşmenin 9.md. uyarınca, inşaat süresi kredi çıkış tarihine bağlanmış olmakla, kooperatifin kredi alabileceği uygun süre bilirkişi marifetiyle saptanarak 24 aylık ifa süresinin bu tarihten başlatılarak buna göre de kira tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporunda, inşaatın % 40 seviyesinden sonra toplu konut kredisine başvuru olabileceği ve kredinin çıkışı içinde iki aylık idari süre gerektiği, kooperatif yetkililerinden alınan bilgilere göre inşaatın kabasının Kasım 1996 tarihinde tamamlandığı anlaşıldığından bahisle 1997 yılından itibaren kira tazminatı hesaplanmış, asıl ve birleşen davadaki taleplere göre hüküm tesis edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin tarihi 30.11.1992'dir. Bozma ilamında belirtildiği üzere arsaların 1.5.1993 tarihinde boş olarak teslim edildiği de ihtilafsızdır. Sözleşme eki krokiye göre 24 bağımsız bölümden oluşan 6 katlı inşaat yapılacaktır. Kooperatifin kendi kusuruyla kaba inşaatı gecikmeli bitirmesinin sonucuna da kendisinin katlanması gerekir. Hiç kimse kendi kusurundan yararına sonuç çıkarmayacağına göre mahkemece yapılacak iş, normal bir çalışmayla sözleşmeye konu inşaatın % 40 seviyeye getirilebileceği (makul) tarih bilirkişilerden sorulup saptanmalı, bu tarihe 24 aylık inşaat süresi eklenerek gecikme süresi ve davacının kira tazminatı alacağı hesaplanmalı, hasıl olacak sonuç çerçevesinde hükme varılmalıdır. Bilirkişi raporunda 24 aylık sürenin başlangıcının Ocak 1997 olduğu belirtilmiş ve bu tarihten itibaren kira tazminatı hesaplanmıştır. Oysa Ocak 1997 tarihinden itibaren 24 aylık süre sonundan kiranın başlatılması gerektiği gibi, ilk karar bozulmakla hükümsüz kaldığından bozma kapsamında kesinleşen hususlarda da hüküm kurulması zorunludur. Kira tazminatının yanlış hesaplanması ve eksik işlerle ilgili yeniden hüküm kurulmaması da kabul biçimi bakımından bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 10.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy