(818 S. K. m. 355, 356) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı İ.K. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ile davalı İ.K. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Taraflar arasında yazılı sözleşme yoktur. Davalı iş sahibi İ.K. vekili malzemelerin müvekkili tarafından verildiğini, işçilik ücretlerinin davacıya ödendiğini, davacı yükleniciye borçları kalmadığını beyan etmiştir. Davacı yüklenici vekili ise kavak ağacı dışındaki malzemelerin müvekkili tarafından alındığını, davalı tarafça müvekkiline ödeme yapılmadığını belirtmiştir. Davacı vekili 24.3.2003 tarihli dilekçesinde, dava konusu miktarın 740.000.000 lirasını işçilik, 10.000.000 lirasını malzeme alacakları yönünden istediklerini beyan etmiştir. B.K.'nun 356/III. maddesi de dikkate alındığında, kural olarak malzemelerin yüklenici tarafından temin edildiğini kabul zorunludur. Bunun aksinin iş sahibi tarafından ispatlanması gerekir. Eser sözleşmesi ilişkisinde bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü de iş sahibindedir. Davalı iş sahibi ispat yükümlülüğü kendisine düşen bu konuları yazılı belge ile ispat edemediğinden ve davacı tarafa yemin de teklif etmediğinden, işçilik bedelinin davacı yükleniciye ödenmediğini ve kavak ağacı dışındaki malzemelerin davacı yüklenici tarafından temin edildiğini kabul zorunludur. Mahkemenin yazılı şekilde malzeme bedeline ilişkin istemi reddetmesi doğru olmamıştır.
3-) Taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından ve fiyat konusunda da anlaşma sağlanamadığından, iş bedelinin B.K.'nun 366.maddesine göre yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Dosyadaki raporlarda dava tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, bilirkişiden yeniden ek rapor alınarak, kavak ağacı dışındaki malzemelerin davacı yükleniciye ait olduğu kabul edilmek suretiyle ve 3.6.2002 tarihli bilirkişi raporuna davacı tarafın itiraz etmemiş olması dikkate alınarak, iş bedelinin yapıldığı yıl mahalli rayiçleri ile işçilik ve malzeme ayrımı yapılarak hesaplanması ve istek miktarları göz önünde tutularak karar verilmesi zorunludur. Dava tarihine göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılması da hatalı olmuştur.
4-) Davada karar altına alınan vekalet ücretinin taraflar lehine verilmesi gerekir. Davanın tarafı olmayan avukatlar lehine vekalet ücreti takdiri ve avukata ödenmesine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesinin yorumunda hataya düşülerek, davacı vekiline ve davalı İ.K. vekiline vekalet ücretinin verilmesine şeklinde karar oluşturulması da yanlış olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın ikinci bent uyarınca davacı, üçüncü bent uyarınca davalı İ.K., dördüncü bent uyarınca temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 15.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy