(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat U. D. ile davalı vekili avukat Şule Durmuş geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davalı, sözleşmesine uygun imalat yapmamak suretiyle, davacı idarenin belli bir süre taşıma yapamamasına neden olmakla bu yüzden meydana gelen zararı ödemekle yükümlüdür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tarifeye dayalı gelir kaybı hesabına dayanılarak sonuca varılmıştır. Oysa, davacı idarenin malzemenin arızalı çıkması üzerine derhal gerekli tedbirleri alarak en kısa zamanda arızayı giderip, işletmenin devamını sağlaması ve böylece davalının zararının artmasına meydan vermemesi gerekir. Alınan raporda belirtilen süreler içinde arızanın giderilip giderilemeyeceği, dava konusu malzemenin yedeğinin bulunup bulunmadığı normal şartlar altında ne kadar süre içinde tamiratın yapılabileceği açıklanmamış, idarenin talep ettiği sürenin makul olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Öte yandan zarar hesabında davalının taraf olmadığı idarece tek taraflı düzenlenen TCDD Eşya Taşıma Tarifesi'nin hükümleri dikkate alınmış, tamirat süresince davacı idarenin taşıma kapasitesi ve yoğunluğu üzerinde durulmamış, kayıtlar da incelenmemiştir. Bu nedenle mahkemece belirtilen konularda bilirkişilerden ek rapor alınması, tamiratın giderilmesi için gerekli makul süre belirlenerek bu süre içinde davacı TCDD'nin uğradığı gerçek zarar miktarının saptanması ve sonucuna göre zarar talebiyle ilgili karara varılması gerekirken, eksik inceleme ile davacı talebinin aynen kabulü doğru bulunmamıştır.
3-) Davacının temyiz itirazlarına gelince; davalı şirket, davacı idarenin 3.159.000.000 TL.nin ödenmesi talebini içeren ihtarnameyle 30.11.2001 tarihinde temerrüde düştüğünden ihtarda istenen miktar için 30.11.2001'den itibaren faiz yürütülmesi yerine tüm alacağa dava tarihinden faiz uygulanması yerinde olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç; Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı şirket, üçüncü bent gereğince de davacı idare yararına BOZULMASINA, 375 milyon TL duruşma vekillik ücretinin karşılıklı olarak taraflardan alınarak vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 28.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy