(818 S. K. m. 355) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat T.Ç. ile davalılar vekili avukat F.K. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalı arsa sahipleri tarafından açılan ve İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1992/36 E., 1996/678 K. sayılı dosyası ile sonuçlanan davada yanlar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 20.10.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Noterde düzenleme şeklinde yapılan ve tapuda pay devrini de içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi tarafların rızası veya mahkeme kararı ile olanaklıdır. Mahkeme kararı olmadan tek taraflı irade beyanı ile fesih yoluna gidilemeyeceğinden feshin kesinleştiği 20.10.1999 tarihi yerine arsa sahiplerinin sözleşmeyi feshettiği ve yüklenicinin inşaattan elini çektiği tarih olan 18.8.1998 tarihi itibariyle yapılan işlerin bedeline hükmedilmesi doğru olmadığı gibi hesaplanan inşaat maliyetinden %15 tutarında müteahhit karı ve % 10 genel giderler tutarının mahsup edilmesi doğru olmamış karar bu yönden davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalılar temyizine gelince; hüküm altına alınan miktar üzerinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hükmedilen vekalet ücretine ayrıca KDV uygulanmış ise de KDV bir vergi olup yasal dayanağı olmadıkça Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki düzenlemeye dayanılarak vekalet ücretine ayrıca eklenmesi doğru görülmediğinden bu husus bozma nedeni sayılmıştır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (3.) bentte açıklanan nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA, 375'er milyon TL. duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınıp yek diğerine ödenmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 15.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy