(1086 S. K. m. 195, 209)
Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar
Dava, tapu iptali tescil istemiyle açılmış, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi davalılardan Abdullah'a 24.5.2003 tarihinde, diğer davalılara ise 22.5.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, zamanaşımı definin ileri sürüldüğü dilekçe ise davalılar vekili tarafından, 10 günlük cevap süresinin dolmasından sonra 16.6.2003 tarihinde verilmiştir. Bu dilekçesinin davacı vekiline tebliği üzerine, davacı vekili süresinde verdiği 26.6.2003 tarihli dilekçeyle, zamanaşımı definin süresinde ileri sürülmediğini belirterek, muvafakatleri olmadığını bildirmiş, aynı tarihli oturumda da bu beyanını tekrarlamıştır. Davalılar dava dilekçesinin tebliği üzerine 10 günlük süre içerisinde davaya cevap vermediklerinden, davayı inkar etmiş sayılırlar. Cevap süresinin dolmasından sonra verilen dilekçeyle zamanaşımı definde bulunulması savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğundan, davacı vekili de süresinde muvafakatlerinin olmadığını bildirdiğinden, davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddi ve işin esasının incelenip gerekli kararın verilmesi zorunludur. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 3.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy