(818 S. K. m. 158) (1086 S. K. m. 437)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat R. Tuncer ile davalı vekili avukat N. Çetin geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki sözleşmeler feshedilmiş, taraf iradeleri de fesihte birleşmiştir. 3.12.1998 günlü sözleşmenin sözleşmenin feshi başlıklı 21. maddesiyle ödenmesi kararlaştırılan keşif bedelinin %10'u oranındaki cezanın istenebilmesi için ceza isteyen tarafın fesihte kusuru olmaması gerekir. Zira, oranı ne olursa olsun kusuruyla feshe sebebiyet veren taraf ceza isteyemez.
Somut olayda ise, davalı yüklenicinin Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/100 esasında kayıtlı alacak davası ikame ettiği, yargılama sonucu mahkemece bu alacağın hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Yüklenicinin alacaklı olduğu 24.506.308.070 lira alacak 174.300.000.000 lira olan keşif bedeline nazaran önemli bir yekun oluşturur. Yüklenici bu alacağını sözleşme hükümlerini ihlal eden davacı kooperatiften hükmen tahsil edebildiğinden alacağı ödenmeyen yükleniciden işe olağan seyrinde yürütmesini istemek mümkün değildir. Böyle olunca, fesihte ödemeleri düzenli yapmayarak temerrüde düşen davacı kooperatif de kusurludur. Bu yüzden, sözleşmenin 21. maddesindeki seçimlik ceza istenemez. Bu istemin ve ayrıca ruhsatın yenilenmesine yine davacı kooperatif sebebiyet verdiğinden ruhsat yenileme gideri olan 2.525.200.000 liranın da reddi yerine hüküm altına alınması doğru olmadığından karar yüklenici yararına bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 375 milyon lira vekillik ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy