(818 S. K. m. 108, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre iş sahibi idarenin tüm, yüklenici mirasçılarının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki sözleşme iş sahibi idare tarafından 20.1.1989 tarihinde feshedilmiştir. Sözleşmenin feshi halinde alacaklının ne gibi haklara sahip olduğu BK.nun 108. maddesinde gösterilmiş bulunmaktadır. Buna göre, sözleşmeyi fesheden taraf kendi borcu olan karşılık ediminden kaçınabileceği gibi önceden yerine getirilen edimlerin iadesini isteyebilir. BK.nun 108/II. maddesine göre de, borçludan akdin hükümsüzlüğü yüzünden uğradığı zararların tazminini isteme hakkı vardır. Doktrinde ve Yargıtay uygulamasında BK.nun 108/II. maddesinde sözü edilen bu zararın menfi (olumsuz) zarar olduğu kabul edilmektedir. Genel bir anlatımla olumsuz zarar, bir borç ilişkisinin sürdürüleceği inancı ile buna güvenerek yapılan tüm harcamalardır. Başka bir anlatımla, bu zarar, alacaklının sözleşme yapması sebebiyle uğradığı eğer sözleşmeyi yapmasaydı uğramayacağı zarardır.
Bu açıklamaların ışığında somut olaya dönüldüğünde; davacı, birleştirilen 1994/40 sayılı davasında yüklenici temerrüdünden sonra eserdeki eksik işleri üçüncü kişilere yaptırdığını iddia ederek bunların bedeli olan 357.240.389 liranın tahsilini istemiştir. Davacının iddia ettiği bu tür zararın müspet (olumlu) zarar olduğunda kuşku yoktur. Müspet zarar ise, değişik şekilde tanımlanmakla birlikte, yine genel bir ifadeyle, o sözleşme nedeniyle malvarlığının ulaşması beklenen durumudur. Daima ileriye dönük bir beklenti olan mal varlığındaki olası artış ancak sözleşme ifa ile bitirilseydi mümkün olacağından, müspet zararın istenebilmesi için sözleşmenin bunun isteyen tarafından feshedilmemesi, eğer sözleşmeyi karşı taraf feshetmiş ise kendisinin kusuru ile feshe sebebiyet vermemiş olması gerekir. Kısaca olayda sözleşme idare tarafından feshedildiğinden müspet zarar kapsamındaki eksik işler bedeli talep edilemez. Mahkemece değinilen yönler dikkate alınarak birleştirilen 1994/40 sayılı davanın reddi yerine bu istemin de kısmen hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı sebeplerle davalı ve karşı davacı idarenin tüm, davacı ve karşı davalı yüklenici mirasçılarının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte yazılı nedenlerle hükmün davacı ve karşı davalı yüklenici mirasçıları yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-k.davacı idareden alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacı-k.davalılara geri verilmesine, 23.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy