(2004 S. K. m. 42)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı yüklenici R. Ü. 22.6.2001 tarihli sözleşme ile davalı kooperatife ait inşaatların doğrama işlerinin yapımını üstlenmiş sözleşmede iş bedeli 14.643.750.000 TL olarak kararlaştırılmış ve ödemeler termin'e bağlanmış, 10 maddede ödemeler karşılığı yükleniciden 10 milyar TL tutarında teminat senedi alınacağı kararlaştırılmıştır. Termin planına göre 25.7.2001 tarihinde başlayan ödemeler 25.12.2001 tarihinde yapılan 1.250.000.000 TL ödeme ile birlikte 10 milyar TL. ye ulaşmış bu tarihte ödeme miktarına denk gelen tutarda 25.12.2001 tanzim, 15.1.2002 vade tarihli 10 milyar TL. lık teminat senedi düzenlenerek davalı kooperatife verilmiştir. Davalı Kooperatif tarafından Kumluca İcra Müdürlüğünün 2002/166 sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen senedin iş bu teminat senedi olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı sözleşme gereği alınan teminat senedinin uzlaşma safhasında davacı yükleniciye iade edildiğini icra takibine konu edilen senedin ise uzlaşma aşamasından sonra verilen bir senet olduğunu ileri sürmüş ise de bu iddiasını yeterli ve geçerli delillerle isbat edememiştir. Sözleşme gereği, ödemelerin teminatı olarak alınan senedin teminat senedi olmadığını isbat külfeti yazılı sözleşmenin varlığı nedeniyle davalıya ait olup mahkemece isbat külfeti ters çevrilerek davacının senedin teminat senedi olduğu yolunda davalıya yemin de teklif etmediğinden sözedilerek ve senedin ödemeler belirli tutara ulaşınca düzenlendiği de gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurması doğru olmamıştır.
Davacı R. Ü. her ne kadar Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/39 D.İş sayılı ve 27.2.2002 tarihli ihtiyati haciz kararının infazı sırasında borca itirazı olmadığını bildirmiş ise de bu beyan teminatın iadesine muvafakat edildiği beyanı ile birlikte serdedilmiş olup haciz baskısı altında alındığından geçerli sayılamaz.
O halde mahkemece yapılacak iş, Kumluca İcra Müdürlüğünün 2002/166 Esas sayılı takip dosyasına konu edilen senedin teminat senedi olduğunun kabulü ile davacının iş bedelinden bakiye 1.143.000.000 TL.alacak talebi de gözetilerek uzman bilirkişi aracılığı ile işin kesin hesabının çıkarılması, davacının davada ileri sürdüğü diğer taleplerinin de kesin hesap sonucuna göre değerlendirilmesi, takip dayanağı bono karşılıklı edimleri içeren sözleşmenin teminatı olarak verildiğinden bonoda yazılı alacağın tahsili gerekip gerekmediği sonucuna göre değerlendirilmelidir. Tüm bu yönler gözetilmeyerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 27.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy