(1086 S. K. m. 77, 388, 389, 440, 442) (818 S. K. m. 21, 213) (4721 S. K. m. 2, 4, 706) (1512 S. K. m. 80) (2709 S. K. m. 141)
Dava: Davacı k.davalı 1- Hatice Toptancı, 2- Ayşe Keskiner ile davalı k. davacı 1- Fatma Yıldırım, 2- Ömer Kuriş, 3- Abdullah Beyazıtoğlu arasındaki davadan dolayı Kartal 1.Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 2.10.2002 gün ve 1999/605-2002/756 sayılı hükmü onayan dairemizin 17.6.2003 gün ve 2003/855-3259 sayılı ilamı aleyhinde davalı k. davacı Fatma Yıldırım vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK. nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan davalı k. davacı Fatma Yıldırım'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davacı ve karşı davalılar Hatice Toptancı ile Ayşe Keskiner tarafından gabin ddiasına dayanılarak açılan dava kabul edilerek;
...27.01.1994 tarihli....) düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin paylaşımına ilişkin 4. maddesi ile (15.07.1994 tarihli...) düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin paylaşımına ilişkin olarak Fatma Yıldırım'a ait bağımsız bölümlerden herhangi birinden; yani bir daireden 1/2 hisse alınıp Hatice Toptancı ve Ayşe Keskiner'e müsavi olarak verilecektir hükmünün ve buna ek olarak düzenlenen dairelerin taksimini gösteren çizelgenin gabin sebebi ile iptaline içerikli hüküm kurulmuştur.
Dairemizin 05.02.1998 gün, 1997/4574 Esas ve 1998/365 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; arsa sahipleri arasındaki uyuşmazlığın öncelikle paylaşıma ilişkin ve davadaki amacında, anılan sözleşmelerin paylaşıma yönelik madde hükümlerinin iptalini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece de, davada gabin iddiası haklı bulunarak, az yukarda belirtilen sözleşmelerin paylaşıma ilişkin bazı maddelerinin iptaline karar verilmiştir.
Bilindiği gibi, gabin, bir sözleşmede bir tarafın edimi ile diğer tarafın edimi arasında açık bir nisbetsizlik bulunmasıdır. Görüldüğü üzere gabin, karşılıklı edimlerin bulunduğu sözleşmelerde yani iki tarafa borç yükleyen akitlerde söz konusu olur. (BK. md. 21) Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi de ilke olarak ani edimli ve tam olarak iki tarafa borç yükleyen çift tipli ve Borçlar Kanununun 355. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesinin bir türü olan bir karma sözleşmedir. Bu sözleşmelerde yüklenicinin eser yapma; bu kapsamda inşaat yapma ediminin karşılığı, arsa sahibinin ücret borcu olarak arsanın tamamının veya belli bir payının mülkiyetinin, yüklenici üzerine tapu sicilinde temlikinin yüklenilmesidir. Böylece, Kat Karşılığı inşaat sözleşmeleri, tapulu taşınmaz veya taşınmaz payı temlikini de içerdiğinden, TMK. nun 706, BK. nun 213, Tapu Kanunu'nun 60 ve Noterlik Kanunu'nun 80. maddeleri gereğince, ilke olarak resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.
Az yukarda da açıklandığı üzere, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin vazgeçilmez unsurlarından birisi de, arsa sahibinin karşı edimini teşkil eden arsa yada arsa payının yükleniciye temlikinin yüklenilmesi ve gerektiğinde de ona kayden intikalinin sağlanmasıdır. Yükleniciye verilecek arsa yahut arsa payı ve bu payla bağlantılı bağımsız bölümler ise, taraflarınca kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kararlaştırılan paylaşım hükümlerine göre belirlenir. Sözleşmelerin paylaşım hükümlerinin mahkemece iptaline karar verilmiş olmasına göre; diğer hükümleri itibariyle yürürlükte olmasına karşın, paylaşıma yönelik olarak sözleşmelerde boşluk oluşacağı kuşkusuzdur. O halde, mahkemece karar verilirken, taraflar sözleşmelerde açık kalmış bu hukuksal sorunu, sözleşmelerin kurulduğu sırada düzenlemiş olsalardı doğru ve makul düşünen taraflar olarak paylaşımı nasıl kararlaştırmış olabileceklerinin tesbitine önem verilmelidir. Bunun içinde, sözleşmelerin özellikleri, koşulları, tarafların karşılıklı çıkarları gibi tüm objektif ve subjektif hal ve şartlar tartışılıp değerlendirilmeli ve de mahkeme sözleşmelerdeki paylaşıma ilişkin boşluğu hak ve nesafet, doğruluk ve dürüstlük kuralları (TMK. md. 2 ve 4) ışığında kanun boşluğunda olduğu gibi, Türk Medeni Kanununun 1. maddesindeki yetkiye dayanarak yine bizzat kendisinin yaratıp taktir ettiği bir kuralla doldurmaya çalışmalıdır. Ancak, mahkemece verilecek buna ilişkin karar, dayanaklarını içerir şekilde gerekçeli ve Yargıtay denetimine de uygun olmalıdır.
Hakim, davayı en az giderle ve en kısa zamanda çözmek zorundadır. (HUMK. md. 77 ve Anayasa md.141/3) Yasal durum bu olunca da, hakim, uyuşmazlığı bitirmek zorunda olduğuna göre, uyuşmazlığı sonuçlandırmayacak, çözümü geciktirecek ve hatta yeni uyuşmazlıklar yaratacak şekilde hüküm veremez. Belirtilen bu nitelikteki bir mahkeme hükmü, HUMK. nun 388 ve 389. maddelerine de aykırı olur.
Bu durumda, mahkemece, kabul edilen dava nedeniyle sözleşmelerde oluşan paylaşıma ilişkin boşluğunda verilecek hükümle doldurulması gerekirken; bu hukuksal sorunun çözümsüz bırakılması doğru olmadığından; açıklanan bu sebeplerle hükmün bozulması gerekirken onanmasının maddi yanılgıdan kaynaklandığı, bu defa yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından Fatma Yıldırım vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.06.2003 gün, 2003/855 Esas ve 2003/3259 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına ve hükmün bu sebeplerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle, davalı karşı davacı Fatma Yıldırım'ın diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle de; HUMK.nun 440-442. maddeleri gereğince karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarda sayısı açıklanan onama kararının kaldırılmasına ve temyiz ve karar düzeltme istemine konu edilen mahkeme kararının BOZULMASINA, 275 milyon TL duruşma vekalet ücretinin davacı k. davalıdan alınarak davalı k. davacı Fatma'ya verilmesine, ödediği temyiz ve tashihi karar peşin harçlarının istek halinde davalı k. davacı Fatma Yıldırım'a geri verilmesine, 25.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy