(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat E. D. geldi. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Yanlar arasında imzalanan 2.6.1992 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca açılan bu davalarda davacı arsa sahibi, işin eksik ve ayıplı yapıldığını ve geç teslim edildiğini ileri sürerek talepte bulunmuş bu davanın kabulüne dair verilen karar davalılarca temyiz edilmemek suretiyle kesinleşmiştir. Dairemizin bozma kararı davacının temyizi üzerinde sadece; A Blok 1.1. giriş 6 nolu dairenin kararda 4 nolu olarak yazılması nedeniyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında oluşan çelişkiye ilişkin bulunduğundan bozma kararının çelişki dışında davalılar yararına yeniden hak doğurucu bir yönü söz konusu değildir. Bu nedenlerle davalıların hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacının temyiz itirazlarına gelince; Davalıların 1998/166 E. sayılı davadaki geç teslime dayalı talepleri ilk kararda reddedilmiş ve temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğundan bu davanın reddi doğru bulunmaktadır. Esasen davacı arsa sahibinin bu davaya ilişkin bir temyiz itirazı da mevcut değildir.
Davalı(karşı davacı) yüklenicilerin 2000/183 E. sayılı davaları; A.blok 1-1. giriş 1.2.3.6.12.15.16.18 ve yine aynı blokun 1.1.A Girişi 1.2.3.5.6.11.12.14.18 nolu daireleri ile A blok zemin kattaki 20.21.22.23 nolu dükkanların tapu kayıtlarının iptaliyle kendi adlarına tapuya tesciline ilişkindir. Mahkemece A.blok 1.1 girişten 1.2.3.4.12.15.16.18 nolu daireler ile 1.1.A girişten 1.2.3.5.6.11.12.11.18 nolu dairelerin ve zemin kattaki 22.23 nolu dükkanların davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, 20 ve 21 nolu dükkanlar başkaları adına kayıtlı olduğu için bunlarla ilgili tescil talebi reddedilmiş 1.1. girişten 6 nolu daire yerine 4 nolu dairenin, 1.1.A girişten ise 14 nolu daire yerine 11. nolu dairenin (mükerrer) tesciline karar verilmiştir. Oysa davalılar adına tesciline karar verilen 22 ve 23 nolu dükkânlar arsa sahibi M.'nın İzmir 13.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/789 E. sayılı davasına konu edilmiş olup yükleniciler adına olan tapu kayıtları iptal edilmiş ve teminat amaçlı olarak arsa sahibi adına tesciline karar verilmiştir. Bu karara göre her iki dükkânın sözleşmenin teminatı için bırakıldığı ve teminat işlevi sona ermedikçe yüklenicilere verilemeyeceği ortadadır. Bu nedenle her iki dükkânın ileride inşaatla ilgili ihtilaflar sona erdiğinde yeniden yükleniciler adına tescili talep hakkı saklı kalmak kaydıyla bu davadaki 22 ve 23 nolu dükkânlara ait tescil ve iptal istemi reddedilmelidir.
Mahkemece, yukarıda değinildiği üzere, 1.1. girişteki 6 nolu dairenin yerine 4 nolu dairenin, yine 1.1.A girişteki 14 nolu daire yerine mükerrer 11 nolu dairenin tesciline karar verilmesinin maddi hatadan mı kaynaklandığı yoksa başka nedenlerle mi bu şekilde tescil kararı verildiği anlaşılamadığından mahkemece bu konudaki kararın gerekçesi açıklanmalıdır. Öte yandan davacı arsa sahibi işin başından itibaren inşaata sahte ruhsatlarla başlanıp işin bitiminde sahte iskân ruhsatı alındığını savunmuş ve bu konuda açılan ceza davalarından söz etmiştir. Gerçekten de bu konuda İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1998/202 Esas sayısında açılan davada arsa sahibinin imzasının taklit edilerek tadilat ruhsatı alındığı anlaşılmaktadır. Şu halde inşaata verilen ruhsatların muhtemelen iptali halinde binanın mevcut durumu ile yasal hale gelip gelemeyeceği, gerek imar mevzuatı açısından ve gerekse inşaatın statik durumu dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu nedenle mahkemece; mahallinde yeniden keşif yapılıp imar durumu belediyeden sorulup inşaatın statik açıdan tehlike arz edip etmediği ve mevcut hali ile iskân ruhsatı alınmasına engel bir halin mevcut olup olmadığı, varsa bunun nasıl giderileceğinin belirlenmesi varsa aykırılıkların giderilmesi ve yasal hale getirilmesi için yüklenicilere yetki ve mehil verilmesi bu mehil zarfında inşaat yasal hale getirildiği takdirde yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak davacı arsa sahibinin teminat amaçlı taleplerinin karşılanmasına yetecek derecede bağımsız bölümün güvence olarak tutulması, kalan bölümlerin tesciline karar verilmesi inşaat yasal hale getirilemiyorsa bu takdirde yasal bir teslimden ve ifadan söz edilemeyeceğinden istemin reddine karar verilmelidir.
Kabule göre de davacı yükleniciler tarafından açılan tescil davasında iki adet dairenin teminat olarak tutulmasını yükleniciler kabul ettikleri halde talep aşılarak ve teminat için hiçbir bölüm bırakılmadan karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı ve karşı davacı P. B. ile H. S.'in temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı ve karşı davalı M. T. yararına BOZULMASINA, 375.000.000 TL. duruşma vekilinin ücretinin davalı-k.davacı P. ve H.'den alınarak vekille temsil olunan davacı-k.davalı M.'ya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 37.749.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-k.davacılar P. B. ve H. S.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı M. T.'a geri verilmesine, 22.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy