(818 S. K. m. 83, 100, 108, 355, 360)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Fikret Sekizkök geldi. Davalılar avukatı gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılardan Ali Kiriş'in tüm, davacı ve davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının üst çenesine (13) üyeli tek parça; alt çenesine (9) üyeli tek parça metal porselen köprü yapılması işini davalı şirketin yüklendiği davacının da iş bedeli olarak davalıya her bir diş için 350 Amerikan Doları ödemeyi kabul ettiği ve yanlar arasında belirtilen içerikli sözlü bir sözleşme yapıldığı taraflarca kabul edilmektedir. Davacı ile davalı arasında kurulan bu sözleşme hukuksal niteliğince, Borçlar Yasası'nın 355. maddesinde tanımlanan bir eser sözleşmesidir. Davalı şirket yüklenici, davacı iş sahibidir.
Davalı A. K.'in, davalı şirketin çalıştırdığı diş hekimi olduğu ve işin yapımının davalı şirket tarafından yanında çalışan davalı Ali'ye bırakıldığı hususunda da yanlar arasında uyuşmazlık yoktur. Buna göre, davalı şirket yardımcı kişi çalıştıran, davalı A. ise yardımcı kişi durumundadır(B.K.md.100).
Yüklenici tarafından yüklenilen işin ayıplı yapılması halinde; iş sahibi, Borçlar Yasası'nın 360. maddesi gereğince, kusurların önemine göre işi yani eseri kabulden kaçınabildiği gibi iş bedelinden bir indirim yapılmasını veya onarılmasını isteyebilir. Yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve nisfet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşmeye aykırı olursa, iş sahibi, o eseri kabulden kaçınabilir ve bu koşulların oluşması ayıplı eserinde bir değer taşımaması durumunda sözleşmenin tamamen ya da kısmen feshi bildiriminde bulunabilir. Yüklenilen edimlerin bölünebilir nitelikte olması halinde sözleşmenin kısmen de bozulabilmesi olanaklıdır.
Somut olayda, uzman bilirkişilere yaptırılan inceleme sonucu; 13 üyeli tek parça üst çene metal porselen köprünün, kullanılamayacak ve kabul edilemeyecek derecede kusurlu olduğu belirlenmiştir. Borçlar Yasası'nın 360/1 maddesi hükmü gereğince davacı iş sahibi, davalının ayıplı bu kısım edimini reddedebilir ve sözleşmeyi kısmen de bozabilir. Davacı, davada, (13) adet dişi kapsar metal porselen köprü için davalıya ödediği iş bedelinin iadesini ve dava dışı ayrı bir yükleniciye aynı protezi yeniden yaptırması nedeniyle ödediği bedelinde ödetilmesini istemiştir.
Davacı 9 adet alt çene diş yapımı işini benimseyip kabul ettiğine ve her bir diş bedelinin 350 USD olduğunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmadığına göre; davalı yükleniciye bu iş bedeli olarak ödenen (3150) USD'nın mahsubu ile davacı tarafından davalıya ödenen bakiye iş bedelinin davacıya iadesi gerekir(B.K.360/1, 108. maddeleri). Dava dilekçesinde davalı şirkete ödenen iş bedeli tutarının (7.020) USD olduğu bildirildiği halde, bilirkişi raporunda ödenen miktarın (7620) USD olduğu açıklanmıştır. Mahkemece belirtilen çelişki giderilerek davacı tarafından yükleniciye ödenen iş bedeli saptanmak ve kabul edilen iş bedeli tutarı (3.150) USD. nın mahsubu yapılmak suretiyle Borçlar Yasası'nın 83.maddesi hükmü de gözetilerek, fazlasının tahsiline karar verilmesi gerekirken, buna ilişkin davanın reddi doğru olmamıştır.
3- Davacı tarafından kabul edilmeyen diş yapımı, başka bir yükleniciye ödendiği bildirilen (1.294.000.000) TL bedel karşılığı yaptırıldığı ileri sürülerek ödetilmesi istenmişse de; ayıp sonucu ortaya çıkan bir zarar niteliğinde olmadığından ve dolayısıyla tazmini istenemeyeceğinden bu isteme ilişkin davanın mahkemece reddi yerine kabulüne karar verilmesi de doğru değildir.
4- Ayrıca, davalı A. K. hakkında açılan dava İstanbul Tüketici Mahkemesince verilen 2001/552 Esas ve 2001/155 Karar sayılı hüküm ile bu davada birleştirilmesine karar verilmiş ve her iki davanın yargılaması da yapılmış olduğu halde; mahkemece birleştirilen dava hakkında hüküm verilmemiş olması da bozma nedeni olup, hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle davalı A. K.'in tüm, davacı ile davalı şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 4.) bentlerdeki sebeplerle hükmün davacı yararına, (3.) bentte bildirilen nedenle de davalı şirket yararına BOZULMASINA, 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı şirket yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 92.876.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı A. K.'ten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy