(818 S. K. m. 355, 358) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat Sibel Öztürk ile davalılar vekili avukat Hatice Gürsoy geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada fesih istemi B.K.m.358/I'e dayandırılmıştır. Gerçekten, yasa arsa sahibine üç ayrı sebepten herhangi birisi gerçekleşmişse, eserin teslim süresini beklemeden sözleşmeyi fesih yetkisi tanımıştır. Bunlar; yüklenicinin işe zamanında başlamaması, başladığı işi haksız yere tehir etmesi ve iş sahibinin kusuru olmadan işin kararlaştırılan zamanda bitmeyeceğinin anlaşılmasıdır.
Somut olayda, davacıların fesih talebinin reddi kararı Dairemizce az yukarıda sözü edilen nedenlerle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Bozmaya uyulmakla, bozma yapılan taraf yararına usulü kazanılmış hak meydana gelir. İstisnaları dışında bu hakkın ihlali sonucunu doğuracak yeni bir inceleme ve araştırma yapılamaz. Açıklanan bu nedenle bozmadan sonra sözleşmenin feshinde davacıların 21.1.1998 tarihli ihtarname ile proje tadili istemelerini kusurlu sayan bilirkişiler ile bunu benimseyen mahkeme görüşünde isabet yoktur. Kaldı ki, davalı yüklenici, 2.3.1998 tarihli yanıtında inşaatın getirildiği seviyeye göre proje tadiline olanak bulunmadığını bildirdiğinden imalata devam etmesi gerekirken (C) blokta inşaata hiç başlamamış, (D) bloku ancak %10 seviyesine getirmiştir. Bir bütün olan inşaatın getirildiği ortalama seviye tespit raporuna göre %22.5, 1.12.1999 tarihli bilirkişi raporuna göre ise %45'dir. Diğer yandan, bilirkişi raporunun açıklama bölümünde 72 ay olan teslim süresinin 30.12.2000 tarihinde dolduğu saptanmış iken, raporun sonuç bölümünde sürenin 30.12.2001 tarihinde biteceği, dava tarihine göre de teslim için daha 2 yıl 10 ay 22 günlük süre bulunduğu söylenerek maddi hataya düşülmüştür. Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde arsa sahibinin asıl ve öncelikli edimi üzerine inşaat yapımı kararlaştırılan arsayı ayıpsız ve inşaata elverişli olarak yükleniciye teslim etmek olduğundan, arsa sahiplerince bu borç yerine getirildiğinden, bundan başka öncelikli borcu varmışçasına, arsa sahiplerini örneğin "mahkemeden tedbir kararı almamak" gibi bir nedenle de kusurlu saymak mümkün değildir.
Bütün bu açıklamalardan sonra, mahkemece yapılması gereken iş; bilirkişilerden ek rapor alınarak uyuşmazlığı Dairemizin 14.9.2000 günlü bozma kararında yol gösterilen biçimde değerlendirilmesini sağlamak, gerek duyulursa hukuki olan konularda bilirkişiler görüşünden ayrılarak çekişmeye değerlendirip böylelikle bozma kararına uygun araştırma ve incelemeden sonra hüküm kurmaktan ibarettir. Uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmeden davanın reddedilmiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, 375 milyon TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak, duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 07.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy