(818 S. K. m. 20, 372)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı edimin yerine getirilmesinde yanıltıldığını, bir başka ifadeyle ifanın mümkün olmadığını savunmuştur.
İfa, borcun yerine getirilmesi demektir. Yanlar arasındaki sözleşme uyarınca davalı yönünden borçlanılan edim, üzerine inşaat yapılması kararlaştırılan arsaya fen ve sanat kurallarına uygun bir bina yapımıdır. Şayet, bu binanın yapımı imkansız ise ifa imkansızlığı söz konusudur. Mahkemece, savunma üzerinde durularak ifada imkansızlık olup olmadığı araştırılmamıştır. Zira, imkansızlık borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Bu araştırma sonunda ifa imkansızlığının sözleşme yapılmadan önce olduğu saptanırsa ( örneğin, arsanın kamulaştırılmış olması, yeşil alan veya kamu hizmetine tahsis edilmiş bir yer sayılması gibi ... ) sözleşme konusu herkes için "objektif olarak" imkansız olacağından bu sözleşme butlanla batıldır ( BK.m.20 ). Bu gibi durumlarda sözleşme geçersiz sayılacağından, geçersiz sözleşmeye dayanılarak istemde bulunulamaz. Ancak sözleşmedeki edim taraflardan birinin tutumundan ötürü imkansız hale gelmişse ( subjektif imkansızlık ) borçlu, ediminin yerine getirilmemesinden sorumludur. Mahkemece, taraflardan bu açıklamalara uygun delilleri istenip toplanarak lüzumunda keşif yapılmalı, imkansızlık olup olmadığı incelenmelidir. İstemin eksik araştırmayla yazılı olduğu şekilde hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy