(818 S. K. m. 158, 355)
Dava : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı ile davalı vekili geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici, davalı ile akdedilen 13.11.1995 tarihli sözleşme ile Çarşamba-Tirebolu arasında İnterkonnekte E.İ hattı 192 km mesafede 384 elektrik direğinin dikilmesi ve elektrik tellerinin çekilmesi işini üstlendiğini, sözleşme geç imzalanmakla birlikte işe zamanında başladığını, ancak, kamulaştırma, malzemenin geç teslimi, grev, iş mahallindeki engellemeler yüzünden işi kararlaştırılan tarihte bitiremediğini, idarenin verdiği süre uzatımlarının yetersiz olduğunu, hal böyle iken ihale bedelinin %10'u nispetinde ceza uyguladığını, bunun haksız olduğunu ileri sürerek, verilecek kararın kesinleşmesinden itibaren 15 aylık çalışılabilir ek süre verilmesini, süreye göre bedelin eskale edilmesini, haksız olarak kesilen 1.083.617 ABD dolarının ve 22.136.814.807 liranın iadesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, davacının yeterli çalışma yapmadığını, verilen sürelerin yeterli olup davacıya başkaca süre verilmesi gerekmediğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporlarından da yararlanılarak davacıya 150 günlük süre uzatımı verilmesi gerektiğinin tespitine haksız kesilen ( 18.782.448.900 ) lira cezanın davalıdan tahsiline davacının fazla isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yanlar arasındaki sözleşme 13.11.1995 tarihinde imzalanmıştır. İşin bedelinin bir kısmı ABD Doları, bir bölümü ise Türk Lirası cinsindendir. Sözleşmeye göre işin tamamlanması gereken tarih 31.12.1996 olup, dosyadaki belgelerden işin davadan sonra da devam edip 17.12.1999'da tamamlandığı 3.2.2000 tarihinde geçici kabulünün yapıldığı ve böylece işin bitmesi gereken tarih ile bittiği zaman arasında 1082 günün geçtiği anlaşılmaktadır. Sözleşmede; teslimde gecikme olması halinde ilk 60 gün için %0.07, daha sonra devam edecek gecikme için %0.09 oranında ceza kesileceği, ancak kesilecek tüm cezanın sözleşme bedelinin %10'unu geçemeyeceği kararlaştırılmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda davalı idare ihale bedelinin %10'u tutarında ceza uygulamıştır.
Mahkemece hükme esas alınan üç bilirkişi raporunun incelenmesi sonucunda, idarenin süre uzatımı vermesi gerektiğinden hareketle bir kısım cezanın iadesine karar verilmiştir. Oysa son bilirkişi raporunda, "enerji nakli ile ilgili kamulaştırma planı, direk montajı ve tel çekme konusunda 130 gün, fabrika grevi nedeniyle 20 gün ve kış aylarındaki sürenin ilavesiyle toplam 9 ay 20 günlük" süre uzatımının daha verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sözleşme eki ( TEKLİF FORMU )nun 7.nci maddesinde, davacı işlerin yapılacağı alanı incelediğini ve işlerin çerçevesi ve miktarları arsa koşulları, şantiyeye ulaşma yolları, iklim koşulları ve iş gücü konusundaki bilgisinin bu teklifi hazırlamak için yeterli olduğunu, koşulları dikkatlice incelediğini beyan etmiştir. Kısaca işe teklif veren yüklenici, işin zorluk derecesine, ulaşım imkanlarına, yörenin iklim şartlarına, malzemelerin nerelerden getirileceğine vakıf olmuş ve sözleşmeyi imzalamıştır. Bu durumda sözleşmede belirtilen koşullarda çok büyük bir değişiklik olması halinde süre uzatımı isteyebilecektir. Sözleşmeye göre, kamulaştırma yapılacağı bilinmektedir. Kamulaştırma haritalarını yapma görevi esasen yükleniciye aittir. Fabrikadan alınacak malzemelerin büyük bir bölümünün, bedeli grev tarihlerinden çok önce davacıya ödenmiştir. Kamulaştırma yapılabilmesi için kadastro çalışmalarının bitmesi de gerekmemektedir. Bu yüzden davacının kadastro çalışmalarını beklemesi ve hattın geçeceği yerle ilgili kamulaştırılacak alanın haritasını hazırlamaması kendi kusurundan kaynaklanmaktadır. Bununla beraber bu çalışmalar sırasında engellemeler varsa elbette bunun süre uzatımında dikkate alınacağı tabiidir. Ancak sözleşmede kış döneminde çalışılamayacağına dair bir ibare yoktur. Bu durumda;
Davanın cezanın geri ödetilmesi ile ilgili bölümünde; davacının talep ettiği bedel ihale tutarının %10'u olup, 285 günlük gecikme süresine tekabül etmektedir. İdarenin sözleşme uyarınca daha fazla ceza kesme imkanı bulunmamaktadır. Bu süre %10 limitiyle sınırlandırılmıştır. Oysa 285 günlük süre uzatımının haklı olduğu kabul edilse bile işin genelindeki toplam gecikme 1082 gün olduğundan ceza kesilen süre bu toplam gecikme süresinin içerisinde kalmaktadır. İdarenin gerçekleşen daha fazla sürede ceza kesememiş olması, ceza kesintisinin haksız yapıldığını göstermemektedir.
Bu açıklamaların ışığında mahkemece yapılacak iş; ceza kesintisi ile ilgili davada, idarenin ceza kesmediği dönem, incelemeyi gerektirmeyecek kadar çok daha fazla olup kalan sürenin de %10 ceza kesmeyi haklı kıldığı gözetilerek cezanın iadesi talebinin reddinden ibarettir. Davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir.
3-Davanın iş bedelinin eskale edilmesiyle ilgili kısmına gelince; Bu bölümdeki uyuşmazlığın giderilmesi için mahkemece konunun uzmanı bir elektrik mühendisinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak ( ve ABD Doları olarak kararlaştırılan iş bedelinin eskale edilemeyeceği gözetilerek ), Türk Lira'sı cinsinden iş bedeliyle ilgili eskale talebinde davacının haklı olup olamayacağı, haklı ise bedelin eskale edileceği miktarın belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1nci bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2nci bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı TEİAŞ, 3ncü bent gereğince de davacı yararına BOZULMASINA, 375 milyon lira duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınıp diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 08.06.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy